Pazartesi, 21 Eylül 2020 11:24

Çözüm İslam Birliği'nde: İSRAİL YİNE VURDU

Yazan
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

İzzettin Kassam Tugayları ikinci Komutanı Şehit Ahmet El Cabbari'ye ve Gazze Şehitlerine Allah'tan rahmet Filistin Halkına, Gazze Gazilerine ve İslam Alemine de başsağlığı diliyorum.

 

Saldırıların cevapsız kalmaması, 75 kilometre menzillli karadan karaya atılan füzelerle Tel Aviv'in vurulması ve bir İsrail Savaş Gemisinin Filistinliler tarafından yaralanması, Mısır'ın, Türkiye'nin, Sudan'ın, Tunus'un ve bir çok Arap ve İslam Ülkesinin saldırıya gösterdiği aktif tepkiler yüreğimize su serpen olaylar olmuştur.

Şükür Allah'a ki, Filistin ve Gazze, 2008 saldırısında olduğu gibi çaresiz değildir. Mukabil tedbirlerini geliştirmiştir. Sudan'dan açıklama Yapan Halit Meşal'in ve Gazze'den açıklama yapan İsmail Haniye'nin sözleri, kendine güvenen, kendini ve Filistin halkını ezdirmeyen, cesur ve kararlı sözlerdi. Lider yeteneklerine sahip birer mücahit olduklarını bir kez daha kanıtladılar. Rabbim ecrini kendilerine nasip etsin. Onları, Filistin Halkına ve Müslüman Alemine bağışlasın.

Saldırı sonrasında ABD'nin ve batının tutumu, bir kez daha Birleşmiş Milletlerin Mazlumların hakkını koruyan bir müessese olmadığı, İkinci Dünya Harbinin galiplerinin Dünyayı kendi çıkarları için yönetmelerini sağlayacak bir kurum olduğu gerçeğini hatırlamamıza sebep olmuştur.

Müslüman Milletlerin öğrendiği bir şey oldu. Sorunlarımız ağlamakla değil, sahiplenmekle çözülebilir. Dolayısıyla, bu haksız saldırılar ve zulümler, bilenmemize ve şuurlanmamıza sebep olmaktadır. 

İşgal Devletinin Mazlum Gazze'ye saldırısı vesilesiyle, İslam Dünyası için yapılması gerekenler hususunda daha önce yazdığım bazı değerlendirmelerimi, okurlarımın dikatine tekrar sunmak istiyorum.

Gazze'ye, İsrail'in Aralık 2008 yılında yaptığı saldırılardan sonra kaleme aldığım makalelerimde sorunun İslam İttifakı ile çözülebileceğini belirterek bunun nasıl olacağını aşağıya aldığım bölümde belirtmiştim.

İslâm Ülkeleri gücünü farketmeli, içinde bulunduğu dağınıklıktan kurtulmalıdır.

Birbuçuk milyarlık nüfusu; sahip olduğu yer altı, yerüstü ve enerji kaynakları; kara, deniz ve hava ulaşımlarını kontrol edebilen jeopolitik konum ve büyüklüğü ile İslam Dünyasının, dünya lideri olması için tek eksiği, müşterek iradeyi sergileyecek mekanizmaları kuramamış olmasıdır.

Birleştirici olarak İSLÂM yeterli bir faktördür.

Güç olarak da, birlikte hareket edildiği takdirde, sahip olunan coğrafya yeterlidir.

***

İslâm Konferansı Örgütü (İKÖ) daha aktif hale getirilmelidir.

Bağlı Kuruluşlar arasına Müslüman Devletler Savunma Bakanları Konferansı?, Komiteler arasına da ?Savunma İşbirliği Daimi Komitesi? ve ?Savunma Sanayii İşbirliği Daimi Komitesi? dahil edilmelidir.

İslam Ülkeleri, Jeopolitik konumları ve ırkî bağları dikkate alınarak

  • Müslüman Ortadoğu Arap Devletleri Birliği; (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Filistin, Irak, Katar, Küveyt, Lübnan, Suriye, Suudi Arabistan, Umman, Ürdün,Yemen),

  • Müslüman OrtaasyaTürk Devletleri Birliği; (Azarbeycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs türk Cumhuriyeti, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan),

  • Müslüman Yakın Doğu Devletleri Birliği; (Afganistan, Bangladeş, İran, Pakistan),

  • Müslüman Uzak Doğu Devletleri Birliği; (Bruney, Endonezya, Malezya),

  • Müslüman Kuzey Afrika Devletleri Birliği; (Cezayir, Fas, Libya, Mısır, Tunus),

  • Müslüman Okyanus Havzası Afrika Devletleri Birliği; (Batı Sahra, Benin, Burkina Faso, Çad, Fildişi Kıyısı, Gabon, Gambiya, Gine, Gine Bissau, Guyana, Kamerun, Mali, Moritanya, Nijer, Nijerya, Senegal, Sierra Leone, Sirunam),

  • Müslüman Kızıl Deniz Havzası Afrika Devletleri Birliği; (Cibuti, Eritre, Komor, Mozambik, Somali, Sudan),

  • Müslüman Avrupa Devletleri Birliği; (Bosna, Mekadonya, Kosova)

olarak bir araya getirilmeli, öncelikle birbirine komşu olanlar arasında saldırmazlık anlaşmaları, sonra da Savunma İşbirliği Anlaşmaları oluşturulmalıdır.

Bölgesel Birliklere mensup devletler, federatif bir yapı ile; Bölgesel Birlikleri de konfederatif bir yapı ile birleştirerek, İslâm Birliği hedeflenmeli ve çalışmalar bu hedefi elde edecek şekilde yönlendirilmelidir.

Ekonomik ve Teknolojik gücün yeterli olması, birliğe götürücek fevkalade önemli bir etken olmakla birikte; birlikte hareket edebilmek ve mevcut imkanları aynı hedefe yönlendirebilmenin de, ekonomik, teknolojik, askerî ve siyasi gücün oluşturulmasını çabuklaştıracak çok önemli bir etken olduğu unutulmamalıdır.

İslâm Ülkelerinin her biri ayrı ayrı, savunma silahları bakımından Müslüman olmayan ülkelere bağımlıdırlar. Kendi harp silah ve vasıtalarının büyük bir kısmını kendileri üretememektedirler. Bu durum da savunma zafiyetine sebep olmaktadır.

Birleşirlerse, bu sorunu da kolayca alt edebilirler.

İlk işbirliği Savunma Sanayi alanında yapılırsa, İslam Ülkeleri daha bağımsız hareket edebilecekler ve yapılacak tecavüzleri etkili bir şekilde önleme imkanına sahip olabileceklerdir.

Savunma Sanayinin kurulabilmasi için Teknoloji, mali kaynak ve yeterli pazara ihtiyaç vardır.

Müslüman Devletler imkanlarını birleştirebilirlerse gerekli olan şartları oluşturabilirler. Kaynaklar, teknolojisi yeterli olan devletlere yönlendirilebilir. Farklı ülkelerde üretilenler birleştirilerek harp silah ve vasıtaları üretilebilir ve savunma ihtiyaçları karşılanabilir. Hiçbir devlet sadece kendi ihtiyaçları için, kendi kaynakları ve kendi teknolojisi ile savaş sanayii kurmaz. Türkiye ana muharebe vasıtalarının her birini yapacak teknolojiye sahiptir. Ama ilk üretim için mali kaynağa, üretimin devamı için de geniş bir pazara ihtiyacı vardır.

İmkanlar birleştirilir ise; dört-beş bin tank yerine yüz bin tank, beş-altı yüz ucak yerine onbin uçak, beş yüz savaş gemisi yerine onbeşbin savaş gemisi, dört yüz helikopter yerine onbin helikopter üretilebilecektir.

Müslüman Devletler Birliği, kendi silahlarını kendileri üretirlerse ve aralarında da savunma işbirliği kurulursa, kaynakları kendilerini tehdit eden ülkelere akmayacak ve tecavüzler de kesin olarak önlenebilecektir.

Bu seviyeye de en geç on yıl içinde ulaşılabilir.

Ufkumuz böyle olursa, Müslüman milletlere bu gün yönelen tecavüzleri de aktif bir şekilde önleyebiliriz.

Filistin'e gelince;

FİLİSTİN, İsrail'in askerî gücü karşısında nasıl denge sağlayabilir? Altmış İslâm Ülkesinin her biri, modern ana muharebe vasıtasının her birinden (tank, savaş uçağı, helikopter, denizeltı, vb) birer ikişer tane Filistin'e hibe etse; Akdeniz, Kızıldeniz ve Okyanuslara kıyısı olan İslam Ülkeleri DENİZ ÜSLERİ; İsrail'e Komşu İslam Ülkeleri KARA ÜSLERİ; İsrail'e savaş uçaklarının menzili içindeki İslam Ülkeleri de HAVA ÜSLERİ verseler; Bütün İslam Ülkeleri Filistin'nin seçilmiş meşru Hükümeti ile, Saldırmazlık ve Savunma İşbirliği Anlaşması yapsalar; Filistinli askerleri ülkelerindeki üslerde, hibe edilen silahlar üzerinde ve diğer askeri konularda eğitseler; en geç beş sene içinde, Filistin'in, dost ülkerdeki askeri üslerinde, kara, deniz ve hava kuvvetlerinden oluşan modern bir ordusu olur.

İslam Ülkelerinden de, ihtilaf bölgelerinde kullanılmak üzere; zırhlı, hava indirme ve komando tugaylarından oluşan; kara, deniz ve havadan taşınabilen, müşterek bir komutaya bağlı, Kolordu seviyesinde bir Ani Müdahale Gücü oluşturulmalıdır.

İşte ancak bundan sonra, Filistin ile İsrail arasında ADİL, KABUL EDİLEBİLİR ve KALICI bir barış konuşulabilir.

Filistin Halkı üzerine düşeni yapıyor. Sıra diğer Müslüman Milletlerdedir. 12 Şubat 2009

Bu yılın başında yaptığımız Kudüs-ü Şerif ziyaretimizden sonra yazdığımız bir makaleyi de aşağıdaki satırlarla bitirmiştik. 

Acil Yapılabilecekler:

Maddi durumu müsait olan her Müslüman, Kudüs-ü Şerif'i ziyaret etmeli ve Filistin'i gezilip, her şey yerinde görmelidir.

Bunun için Tur Düzenleyen organizasyonlardan faydalanılmalıdır. İsrail Gümrüklerinde ve kontrol noktalarında, turist olarak gelenlere zorluk çıkarılmamaktadır. Güvenliğin gerektirdiği kontrollerin ötesinde sıkıntı verilmemektedir. Bizim kafilemiz, İsrail'de seksen bin üyesi olduğunu söyleyen ?Türkiyeliler Birliği? Başkanı ve heyeti tarafından Tel Aviv Hava Alanında çiçekle karşılanmıştır. Seyahat risksizdir ve güvenlik açışından endişe etmeye mahal yoktur.

Filistin Halkının maddi ihtiyaçları Müslüman Devletler tarafından karşılanmalıdır.

Hem Gazze Bölgesi, hem de özerk Filistin Bölgesinin, yıllık olarak bütün ihtiyaçları, cari kamu giderleri ve yatırım ödemeleri olarak, bütçe tekniğine uygun şekilde tespit edilmeli; tespit edilen ihtiyaç miktarı, Müslüman Devletler tarafından oluşturulacak bir fonda toplanmalı, sürekli ve düzenli olarak karşılanmalıdır. Bu suretle Filistinlilerin, İsrail'i maşa olarak kullanan emperyalist güçlere muhtaç olmaları engellenmeli, evlerini ve mülklerini satmalarının ve Filistin'i terk etmelerinin önüne geçilmeli, ekonomik ve sosyal durumları geliştirilerek, taraflar arasında psikolojik denge sağlanmalıdır.

Filistin'in bağımsız bir devler olarak tanınması sağlanmalıdır.

Böylece, hava, kara ve denizden dış dünya ile irtibatı sağlanarak, işgale karşı politik destek temin etmesi için ortam hazırlanmalıdır.

Uzun Vadeli İhtiyaçlar:

Aşağıda sıralayacağımız sadece Filistin için değil İslam Alemi için de zaruri olan organizasyonlardır. Bu gün belki buna hayal gözü ile bakabiliriz. Ama hayalin sonrası, olgun bir proje, Projenin sonrası yaygın kabul ve söylem, söylemin sonrası da uygulamadır. İnşaallah hayallerimiz ve keşkelerimiz bir an önce uygulamaya geçer.

Müslüman Milletlerin, adaletli bir şekilde temsil edildiği bir Parlamenterler Meclisi olsa ve bu Meclis devamlı olarak görev yapsa,

Bu Meclis tarafından devamlı görev yapacak bir İcra Heyeti tespit ve tayin edilebilse,

Bu icra heyeti İslam Ülkelerinin sorunlarını, Parlamenterler Meclisinin çıkaracağı kararlar çerçevesinde çözme gayreti içinde olsa,

Parlamenterler Meclisinin ve İcra Heyetinin yıllık bütçeleri, üye ülkeler tarafından finanse edilse,

İcra Heyetinin düzenlemesi ile, Müslüman Ülkelerin her alandaki Bakanlarının periyodik zamanlarda toplanarak, Müslüman Milletlerin müşterek meselelerini tartışarak, her bakanlık alanında ortak politikalar tespit edilebilse, Özellikle ortak dış politika esasları belirlenip uygulanabilse,

Devletler hukuku kurallarına göre çalışan Müslüman Ülkeler Adalet Divanı oluşturulabilse ve hem oluşturan ülkeler arasındaki, hem de diğer ülkeler ile üye ülkeler arasındaki sorunlara siyasi çözümler bulunabilse,

Üye ülkeler arasında Savunma ve Savunma Sanayi İşbirliği organizasyonu yapılabilse,

Üye ülkelerin katılımı ile, İcra Heyetinin sevk ve idare edebileceği, Ani Müdahale Gücü oluşturulabilse ve bu askeri güç, gereken yerlerde ve örneğin, İsrail'e karşı Filistin topraklarında kullanılabilse,

Üye ülkelerin insan hakkı ihlallerini engellemek için, Parlamenterler Meclisi kontrolünde İnsan Hakları Mahkemesi;

Yönetenleri, yönetilenlere karşı işleyecekleri suçlardan dolayı yargılayabilecek Ceza Mahkemesi kurulup işlevsel hale getirilebilse,

Filistin topraklarında ve dost üye ülke topraklarında, üye ülkelerin katkıları ile Filistin için düzenli ordu kurulabilse,

Ekonomik İşbirliği ve üye ülkelere Yardım Fonları oluşturulabilse,

Önce İslam Ülkeleri arasında sonra da bütün dünyada huzur ve barış ortamı tesis edilebilir.

Filistin ile birlikte İslam ülkelerindeki sorunları asgariye indirebilecek esas mesele, İslam Birliğini gerçekleştirecek oluşumları mümkün olabilen en kısa sürede hayata geçirmek ortak derdimiz olmalıdır. 04 Şubat 2012

İslam Dünyası artık, İTTİFAK için, hangi müesseseleri, nasıl kurmalıyım diye düşünmelidir. 17 Kasım 2012

Adnan Tanrıverdi

Emekli tuğgeneral

ASDER Onursal Bşk.

SADAT Ynt. Krl.Bşk.

Okunma 26 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 21 Eylül 2020 11:42
Adnan TANRIVERDİ

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi Kimdir?

 

08 Kasım 1944 tarihinde Konya'nın Akşehir ilçesinde doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Adnan TanrıverdiAkşehir'de bitirdi. Orta tahsilinden sonra 1962-1963 öğrenim yılında bir yıl ilkokulda vekil öğretmen olarak görev yaptı. 1963-1964 öğrenim yılında bir yıl İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Bölümünde öğrenim gördü.

1964 yılında Kara Harp Okuluna girdi. 30 Ağustos 1966 yılında; Topçu Subayı olarak pekiyi derece ile Kara Harp okulunu bitirdi. 1967 yılında Topçu ve Füze Okulu Subay Temel Kursunu ikincilikle bitirdi. Mart 1967 tarihinde Teğmenliğe nasbedildi. Aynı yıl Füsun Hanım ile evlendi.

Sırasıyla; 23ncüPiyade Tugayı 8inci Topçu Taburunda(İstanbul), 10uncu Piyade Tümeni Topçu Alayında (Tatvan), 58inci Topçu Er Eğitim Tugayı Karargah Bölüğü ve 1inci Topçu Taburunda Batarya Komutanlıkları (Burdur) görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 1970'de Üsteğmen, 30 Ağustos 1973'de Yüzbaşı rütbesine yükseltildi. Topçu Ve Füze Okulu Kurslar Alayı Yedek Subay taburunda Yedek subay Bölük Komutanlığı yaptı.

1976-1978 yıllarında Kara Harp Akademisinde öğrenim görerek 1978 yılında Kurmay Subay statüsünü kazandı. 1980 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirdi. Kurmay Sb. olarak; 2nci Piyade Tümen  Komutanlığında  (Adapazarı) İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Kurmay Başkan Vekilliği; Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği; Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı Lojistik ve Harekat Şube Müdürlükleri, Kurmay Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1980 tarihinde mümtazen terfi ettirilerek Binbaşılığa, 30 Ağustos 1984 tarihinde Yarbaylığa, 30 Ağustos 1987 tarihinde Albaylığa yükseltildi.

Akademi öncesi Özel Tekamül Kursları, Fransızca Temel Kursu ve Gayri nizami Harp Kursu gördü.

1986-1988 yıllarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sivil savunma Teşkilat Başkanlığı, 1988-1990 yıllarında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1inci ve 2nci Dairelerinde Subay Üyelik ve 1inci Daire Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

1990 yılında 8inci Kolordu Topçu Alay Komutanlığı (Malazgirt) görevine atandı. Bu görevde iken 30 Ağustos 1992 tarihinde Tuğgeneralliğe yükseltildi.

1992-1995 yılları arasında üç yıl 2inci Zırhlı Tugay Komutanlığı (Kartal), 1995-1996 yıllarında da Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 1996 yılında kadrosuzluktan emekliye sevk edildi.

Emekliye ayrıldıktan sonra, 1997:1998 yılları arasında bir yıl süre ile fahri olarak , Üsküdar FM Radyosunun Genel Koordinatörlük görevini yürüttü. 30 Mayıs 2004 tarihinde İhlâs Marmara Evleri Camii Yaptırma ve Yardım Derneği Yönetim Kurulunda yer aldı. 28 Kasım 2004:22 Kasım 2009 tarihleri arasında Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) nin Genel Başkanlığı görevini üstlenmiştir.

ASDER Onursal Başkanı olarak, Müslüman Ülke Silahlı kuvvetlerinin Organizasyon ve stratejik kullanımına Danışmanlık, son kullanıcı seviyesinden eğitici seviyesine kadar, özel konularda eğitim ve harp, silah ve araçlarının temini, bakım ve onarımı hizmetlerinde görev yapmak üzere SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketini 28 Şubat 2012 tarihinde; İslam Ülkelerinin bir irade etrafında birleşmesinin teknik esaslarını inceleme ve İslam birliği temelinin atılması için uygun koşulları oluşturma hizmetleri için "Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneğini" (ASSAM) 24 Mayıs 2013 Tarihinde; SADAT A. Ş. Bünyesinde hizmet verecek emekli askeri personelin kondisyonlarını muhafaza etme ve geliştirme hizmetlerinin yürütülmesi için "Yunus Uluslararası Doğa Sporları Derneği ve Deniz Sporları Kulübünü" (YUSDER) 19 Ocak 2013 tarihinde Kurmuştur.

Halen; ASDER Onursal başkanlığı ile ASSAM, SADAT A.Ş. ve YUSDER Yönetim Kurulu Başkanlıklarını aktif olarak yürütmektedir.

Evli ve iki çocuk babası olup Fransızca bilir.

 

من هو الجنرال المتقاعد عدنان تاريفيردي

 

هو من مواليد 08/11/1944 من محافظة قونية منطقة أكشيهير , أتم دراسته الابتدائية و الاعدادية و الثانوية في أكشيهير . بعد التعليم الثانوي عام 1962 – 1963 قام بوظيفة مدرس وكيل للمرحلة الابتدائية في سنة تدريسية . وفي عام 1963-1964 في هذه السنة دخل جامعة استنبول كلية العلوم قسم الحيوان .

في عام 1964 دخل الى المدرسة الحربية . بتاريخ 30 أغسطس عام 1966 , انهى المدرسة الحربية كضابط مدفعية و بقدير امتياز . في عام 1967 , انهى كضابط عام في مدرسة المدفعية و الصواريخ واحتل المركز الثاني . وبتاريخ 1967 آذار تخرج برتبة ملازم . و بنفس العام تزوج من السيدة نوفوس .

على التوالي : قام بالخدمة في  اللواء 23 مشاة في الكتيبة 8 مدفعية ( استنبول ) , في اللواء 10 شعبة فوج المدفعية (تطوان) , الكتيبة 58 لواء التدريب الخاص مقر الكتيبة و الكتيبة الاولى وقيادة البطاريات (بوردور) , بتاريخ 30 أغسطس عام 1970 رفع الى رتبة ملازم أول , وبتاريخ 30 أغسطس عام 1973 رفع الى رتبة نقيب . وخدم كقائد قسم الضباط الاحتياط في دورات مدرسة المدفعية و الصواريخ .

بين أعوام 1976 – 1978 قام بالتدريس في اكاديمية الحرب البرية وفي عام 1978 اكتسب مكانة ضابط اركان . في عام 1980 انهى اكاديمية القوات المسلحة بكونه ضابط أركان .

تواجد أيضا في الخدمة في الاماكن التالية : قيادة اللواء الثاني (أدابازاري) مديرية فرع الاستخبارات و قسم نائب رئيس الأركان , عضوية مدرس في اكاديمية الحرب البرية مديرية فرع الحركات و الخدمات اللوجستية,وفي دائرة الحرب الخاصة في رئاسة الاركان , وقسم  نائب رئيس الأركان .

وبتاريخ 30 أغسطس 1980 رفع الى رتبة رائد بتقدير ممتاز , وبتاريخ 30 أغسطس 1984 رفع الى رتبة مقدم , وبتاريخ 30 أغسطس 1987 رفع الى رتبة عقيد .

قبل الأكاديمية دورات تطوير خاصة , دورة أساسية باللغة الفرنسية , و أخذ ايضا دورة في الحروب الغير نظامية .

بين أعوام 1986 – 1988 قائد تشكيلات الدفاع المدني في جمهورية شمال قبرص التركية .

بين أعوام 1988 – 1990  كان بالخدمة في المحكمة العسكرية الادارة العليا في الدوائر الأولى و الثانية كعضو ضابط , وشغل نائب رئيس الدائرة الثانية .

وفي عام 1990 تم تعيينه في قيادة لواء المدفعية في الفيلق 8(ملازجيت). ورفع الى رتبة عميد عام 1992 وهو في هذا الموقع .

تواجد بالخدمة بين أعوام 1992 – 1995 ثلاث سنوات في اللواء الثاني مدرع (كارتال), في عامي 1995 – 1996 كان في قيادة دائرة الصحة للقوات البرية  , ثم بتاريخ 30 أغسطس من عام 1996 تمت احالته من العمل الى التقاعد .

بعد أن تقاعد , بين أعوام 1997:1998 ولمدة عام واحد كان بمثابة رئيس فخري و عمل كمنسق عام لراديو اسكودار . بتاريخ 30 آذار (مارس) 2004 كان له موقع في ادارة انشاء جمعية للمساعدة و بناء جامع في منطفة منازل اخلاص مرمرة.

وبين تواريخ 28 تشرين الثاني(نوفمبر)عام 2004 ,22 تشرين الثاني (نوفمبر) 2009 شغل منصب رئيس الجمعية العامة لجمعية المدافعين عن العدالة (ASDER).

وكونه رئيس فخري لـ (ASDER) : بتاريخ 28 شباط 2012 تم انشاء شركة SADAT  الاستشارية الدولية للدفاع و التجارة والتجارة و الصناعة المساهمة , وذلك لخدمات الصيانة و الاصلاح وتأمين المعدات للأسلحة و الحرب و التدريب بشكل خاص , و التدريب من مستوى المجند الى مستويات المدرب , و تنظيم القوات المسلحة للدول المسلمة و استشارات في الاستخدام الاستراتيجي. القيام بالخدمات اللازمة وخلق ظروف مواتية لارساء أسس الاتحاد بين الدول الاسلامية بارادة موحدة والقيام بالخطوات المطلوبة ودراسة المبادئ التقنية " جمعية مركز المدافعين عن العدالة للأبحاث الاستراتيجية ". بتاريخ 24 آذار (مارس) 2013 قامت SADAT A بالتشكيل في بنيتها "جمعية يونس الدولية للألعاب المائية و فرق الرياضات البحرية " في 19 يناير 2013  وذلك لاعطاء الخدمات وضمت في بنيتها العسكريين المتقاعدين للمحافظة على الحالة الممتازة و تسيير تطوير الخدمات .

والآن : يقوم بتسيير وبحالة فعالة رئاسة مجلس ادارة YUSDER و SADAT A.Ş  و ASSAM

 و الرئاسة الفخرية لـ ASDER

متزوج وأب لولدين , ويجيد الفرنسية    

www.adnantanriverdi.com
Yorum eklemek için giriş yapın