Pazartesi, 21 Eylül 2020 11:20

Golan'da İsrail'e Geçit Verilmemeli: ÖZLENEN POLİTİK BAŞARILAR

Yazan
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Türkiye önemli problemlerini, uygulamaya koyduğu doğru politikalar ile teker teker çözme sürecine girmiştir.

Ülkemizin geleceğini karartan üç ana iç sorun;

  • Siyaset üzerindeki asker vesayeti,

  • İslami inancını yaşamak isteyen insanları tehdit olarak değerlendiren Devlet zihniyeti ve

  • Bölücü terör,

siyasi istikrarın sağlandığı son on yıl içinde, cesur ve doğru siyasi tercihlerle çözüm yoluna girmiştir.

 

 

Bugün net olarak anlaşılan gerçek şudur ki bu üç sorun da, Devlete hakim olan çarpık zihniyetin mahsulüdür.

Ergenekon, Balyoz ve benzeri, darbeye teşebbüs davalarına ve bunların yargılanma biçimine ve mahkemelerin kararlarına şiddetle karşı çıkan bugünkü siyasi odaklar, geçmişte vesayet sisteminin oluşmasının ve inançlı insanlara baskıların uygulanmasının mimarlarıdırlar.

Gelişmeler karşısında seslerinin çok çıkması, açık muhalefetleri ve savurdukları tehditler, iktidar aletlerinin ellerinden kayıp gittiğini görmelerindendir.

Bu noktaya, hesaplanmış riskler üstlenilerek, cesaretle alınan yürütme ve yasama kararları ve bu kararların titiz bir şekilde uygulanmasıyla gelinmiştir.

Siyasi istikrar devam ettikçe ülkemiz, askeri vesayet ve irtica söyleminin arkasına saklanmış din düşmanlığı sorunlarının defterini dürmeye devam edecek diyebiliriz.

Irkı, dini, vatanı devleti ve emelleri bir birinden farklı iki devlet, savaşa kadar götürdüğü ihtilaflarını çözmek ve barışı tesis etmek için, sıcak savaşın ortasında heyetler halinde görüşmeler yaparak anlaşmaya varabildiği halde; dini, tarihi, vatanı ve geleceğe bakışı bir olan farklı etnik kimliğe sahip vatandaşları ile başlamış bir savaşı durdurmak için Devletin takındığı tavrı kabullenemeyen ve feryad-ı figan eden çevreleri anlamak mümkün değildir.

Ülkemizde, Kürtlerin silahlanarak dağa çıkışlarının gerçek müsebbipleri, barış için yapılan görüşmeleri kabullenemeyen, desteklemeyen ve bütün gücüyle kösteklemeye çalışan bu zihniyet olduğu, bu gün açık bir şekilde anlaşılmıştır.

Bunun için hedefi iç barışın tesisi olan siyasi girişimler; tenkitlere, provokasyonlara, engellemelere, tehditlere ve basit siyasi çıkar hesaplarına bakılmaksızın cesaretle devam ettirilmelidir.

Sonuçta, iç barışı sağlamış, birlik ve beraberliğini pekiştirmiş, milli iradeyi Devletin bütün kurumlarına hakim kılmış ve siyasi istikrarın şartlarını oluşturmuş olan Türkiye; bölgesinde, İslam Aleminde ve dünyadaki hak ettiği yerine alabilecektir.

Türkiye, dış politikasında da taraf olduğu sıcak iki uluslararası meselede;

  • Suriye Devrimi ve

  • Filistin Meselesinde

başarılı sonuçlar almaya başlamıştır.

Suriye Devriminde Türkiye; temel insan hak ve özgürlüklerinin korunduğu demokratik bir yönetim özlemi içinde olan Suriye Muhalefetinin yanında yer almıştır. İki yılı aşkın bir zamandır, insani yardım ve muhalefetin Türkiye'de barınıp teşkilatlanmasını himaye etmiş, uluslararası topluluk ile birlikte Suriye Muhalefetinin müşterek irade altında toplanması için yoğun gayretler göstermiş ve bu istikamette atılan adımlara destek olmuştur.

Filistin meselesi İslam Dünyasının, yarım asırdan fazla bir süredir, kanayan yarasıdır.

Türkiye bu meselede, Filistin Halkı ve meşru iktidarı Hamas'ın yanında aktif olarak yer almıştır.

Bu politika Türk Halkının ve İslam Dünyasının da özlediği bir tercihtir.

İsrail'in 27 Aralık 2008 tarihinde başlayıp 20 Ocak 2009 tarihine kadar sürdürdüğü kanlı Gazze saldırısından sonra, Başbakanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan'ın 29 Ocak 2009 tarihinde Davos'ta yapılan ?Dünya Ekonomik Formu?unda, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e hitaben yaptığı meşhur ?One Minute? çıkışı, yaralı yüreklere su serpen, tüm İslam Dünyasının özlediği müthiş bir hareket olmuştur.

31 Mayıs 2010 tarihinde, harap edilen Gazze'ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan ?Mavi Marmara? gemisi, işgalci İsrail'in karasularına girmeden, denizden ve havadan İsrail Silahlı Kuvvetlerinin saldırısına maruz kalmış, bu saldırı sonunda 9 vatandaşımız şehit olmuş, 22'si ağır 50 vatandaşımız da yaralanmıştı. Gemi İsrail'in Aşdod Limanına çekilmiş, gemi ve yardım malzemeleri müsadere edilmiş, yolcuları karantinaya alınmıştı.

Modern silahları ile ordular ve devletlerin resmi güçleri sessiz kalırken, zulme baş kaldıran ve mazluma yardıma koşan bu sivil kahramanları bu gün hayırla yad ediyor, şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Sivil, silahsız ve uluslararası sularda seyreden insani yardım gemisine İsrail Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan haksız tecavüzü savaş sebebi sayan, İsrail ile ilişkileri gergin bir noktaya taşıyan, ve dünyaya ilan ettiği beş önemli tedbiri uygulamaya koyan Türkiye, hem şehit olan kendi vatandaşlarımızın hakkını, hem de Filistin'e yapılan zulmü ödetmek üzere İsrail'den taleplerde bulundu.

Bu talepler İsrail'in;

  • Türkiye'den özür dilemesi,

  • Şehit Ailelerine tazminat ödemesi,

  • Gazze üzerindeki ambargoyu kaldırması idi.

Türkiye taleplerinden geri adım atmadı.

Aradan üç yıla yakın bir süre geçti. ABD Başkanı Barak Obama'nın ziyareti sırasında ve onun aracılığı ile, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan 22 Mart 2013 tarihinde telefonla özür dileyerek, taleplerimizin yerine getirileceğini belirtti.

Hrıstiyan Aleminin İslam Coğrafyasına ileri karakol olarak yerleştirdiği, bu nedenle uluslararası hukuk alanındaki her ihlalini hoş görü ile karşıladığı İsrail'in, Türkiye'nin isteklerini kabul ederek özür dilemesi, Türkiye için fevkalade önemli ve çok büyük bir dış politik gelişme olarak kabul edilmelidir.

Bu sonucu alan Hükümetimize, Başbakanımıza ve Dışişleri bakanımıza dua ediyoruz.

Bu arada, İsrail'in geri adımı sayılacak bu girişimi ileriye dönük bir hesabı olmadan yapmayacağını da akıldan çıkarmamak gerekir.

Özellikle, Obama'nın ?ABD İsrail Devleti'nin yanında duruyor. Çünkü temel ulusal çıkarlarımız bundan yana. Bu iki ülkeyi de mutlu ve müreffeh kılıyor. Dünyayı daha iyi bir yer haline getiriyor. İttifakımız ölümsüz ve sonsuz.? sözleri, Türkiye-İsrail ilişkilerinin düzeltilmesinin arkasındaki ABD-İsrail çıkarlarının göz ardı edilmemesi gerektiğine işaret etmektedir.

1967 tarihinde İsrail tarafından işgal edilen, 1974 tarihinden beri Birleşmiş Milletler Ateşkesi Gözlemci Gücü (UNDOF) tarafından kontrol edilen, Suriye-Ürdün-İsrail-Lübnan sınırlarının birleşim yerinde bulunan, Tel Avive kadar geniş bir İsrail toprağına hakimiyet sağlayan, 1000-2200 m. yüksekliğinde 1800 km2 genişliğinde, stratejik bir konuma sahip olan GOLAN tepeleri, İsrail için hayati öneme sahiptir. İsrail 46 yıldır işgali altında tutmaktadır. Beşar Esed, rejiminin selameti için, Golan Tepelerini İsrail'e rüşvet olarak işgale göz yummuştur.

Şimdi, Suriye yönetimi değişmek üzeredir.

İsrail'in Golan Tepelerini alarak bu değişimden istifade etmek istemeyi düşünmemesi eşyanın tabiatına aykırıdır.

Muhtemelen Obama ile bu husus görüşülmüştür.

Bu oldu bittiye Türkiye'den başka dur diyecek güç yoktur.

Türk-İsrail ilişkilerini normalleştirme girişimi, Golan Tepelerinin kesin işgali için uygulamaya konulan ABD-İsrail planının bir parçası olarak görülmelidir.

Bu planın gerçekleşmesi için Filistinlilere, Gazze'ye ambargonun kısmen kaldırılması gibi bazı küçük ödünler dahi verilebilir.

Çok başarılı uygulamalara imza atan hariciyemizin bu planı anlamaması mümkün değildir.

Ama yine de, şehitlerimizin ailelerine verilecek birkaç milyon dolar ile Filistin üzerindeki basit birkaç denetimin kaldırılması karşılığında Suriye'nin toprak bütünlüğüne dokundurulmamalıdır. 26 Mart 2013

Adnan Tanrıverdi

Emekli General

ASSAM ve ASDER Ynt.Krl Bşk.

Okunma 23 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 21 Eylül 2020 11:23
Adnan TANRIVERDİ

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi Kimdir?

 

08 Kasım 1944 tarihinde Konya'nın Akşehir ilçesinde doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Adnan TanrıverdiAkşehir'de bitirdi. Orta tahsilinden sonra 1962-1963 öğrenim yılında bir yıl ilkokulda vekil öğretmen olarak görev yaptı. 1963-1964 öğrenim yılında bir yıl İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Bölümünde öğrenim gördü.

1964 yılında Kara Harp Okuluna girdi. 30 Ağustos 1966 yılında; Topçu Subayı olarak pekiyi derece ile Kara Harp okulunu bitirdi. 1967 yılında Topçu ve Füze Okulu Subay Temel Kursunu ikincilikle bitirdi. Mart 1967 tarihinde Teğmenliğe nasbedildi. Aynı yıl Füsun Hanım ile evlendi.

Sırasıyla; 23ncüPiyade Tugayı 8inci Topçu Taburunda(İstanbul), 10uncu Piyade Tümeni Topçu Alayında (Tatvan), 58inci Topçu Er Eğitim Tugayı Karargah Bölüğü ve 1inci Topçu Taburunda Batarya Komutanlıkları (Burdur) görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 1970'de Üsteğmen, 30 Ağustos 1973'de Yüzbaşı rütbesine yükseltildi. Topçu Ve Füze Okulu Kurslar Alayı Yedek Subay taburunda Yedek subay Bölük Komutanlığı yaptı.

1976-1978 yıllarında Kara Harp Akademisinde öğrenim görerek 1978 yılında Kurmay Subay statüsünü kazandı. 1980 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirdi. Kurmay Sb. olarak; 2nci Piyade Tümen  Komutanlığında  (Adapazarı) İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Kurmay Başkan Vekilliği; Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği; Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı Lojistik ve Harekat Şube Müdürlükleri, Kurmay Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1980 tarihinde mümtazen terfi ettirilerek Binbaşılığa, 30 Ağustos 1984 tarihinde Yarbaylığa, 30 Ağustos 1987 tarihinde Albaylığa yükseltildi.

Akademi öncesi Özel Tekamül Kursları, Fransızca Temel Kursu ve Gayri nizami Harp Kursu gördü.

1986-1988 yıllarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sivil savunma Teşkilat Başkanlığı, 1988-1990 yıllarında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1inci ve 2nci Dairelerinde Subay Üyelik ve 1inci Daire Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

1990 yılında 8inci Kolordu Topçu Alay Komutanlığı (Malazgirt) görevine atandı. Bu görevde iken 30 Ağustos 1992 tarihinde Tuğgeneralliğe yükseltildi.

1992-1995 yılları arasında üç yıl 2inci Zırhlı Tugay Komutanlığı (Kartal), 1995-1996 yıllarında da Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 1996 yılında kadrosuzluktan emekliye sevk edildi.

Emekliye ayrıldıktan sonra, 1997:1998 yılları arasında bir yıl süre ile fahri olarak , Üsküdar FM Radyosunun Genel Koordinatörlük görevini yürüttü. 30 Mayıs 2004 tarihinde İhlâs Marmara Evleri Camii Yaptırma ve Yardım Derneği Yönetim Kurulunda yer aldı. 28 Kasım 2004:22 Kasım 2009 tarihleri arasında Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) nin Genel Başkanlığı görevini üstlenmiştir.

ASDER Onursal Başkanı olarak, Müslüman Ülke Silahlı kuvvetlerinin Organizasyon ve stratejik kullanımına Danışmanlık, son kullanıcı seviyesinden eğitici seviyesine kadar, özel konularda eğitim ve harp, silah ve araçlarının temini, bakım ve onarımı hizmetlerinde görev yapmak üzere SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketini 28 Şubat 2012 tarihinde; İslam Ülkelerinin bir irade etrafında birleşmesinin teknik esaslarını inceleme ve İslam birliği temelinin atılması için uygun koşulları oluşturma hizmetleri için "Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneğini" (ASSAM) 24 Mayıs 2013 Tarihinde; SADAT A. Ş. Bünyesinde hizmet verecek emekli askeri personelin kondisyonlarını muhafaza etme ve geliştirme hizmetlerinin yürütülmesi için "Yunus Uluslararası Doğa Sporları Derneği ve Deniz Sporları Kulübünü" (YUSDER) 19 Ocak 2013 tarihinde Kurmuştur.

Halen; ASDER Onursal başkanlığı ile ASSAM, SADAT A.Ş. ve YUSDER Yönetim Kurulu Başkanlıklarını aktif olarak yürütmektedir.

Evli ve iki çocuk babası olup Fransızca bilir.

 

من هو الجنرال المتقاعد عدنان تاريفيردي

 

هو من مواليد 08/11/1944 من محافظة قونية منطقة أكشيهير , أتم دراسته الابتدائية و الاعدادية و الثانوية في أكشيهير . بعد التعليم الثانوي عام 1962 – 1963 قام بوظيفة مدرس وكيل للمرحلة الابتدائية في سنة تدريسية . وفي عام 1963-1964 في هذه السنة دخل جامعة استنبول كلية العلوم قسم الحيوان .

في عام 1964 دخل الى المدرسة الحربية . بتاريخ 30 أغسطس عام 1966 , انهى المدرسة الحربية كضابط مدفعية و بقدير امتياز . في عام 1967 , انهى كضابط عام في مدرسة المدفعية و الصواريخ واحتل المركز الثاني . وبتاريخ 1967 آذار تخرج برتبة ملازم . و بنفس العام تزوج من السيدة نوفوس .

على التوالي : قام بالخدمة في  اللواء 23 مشاة في الكتيبة 8 مدفعية ( استنبول ) , في اللواء 10 شعبة فوج المدفعية (تطوان) , الكتيبة 58 لواء التدريب الخاص مقر الكتيبة و الكتيبة الاولى وقيادة البطاريات (بوردور) , بتاريخ 30 أغسطس عام 1970 رفع الى رتبة ملازم أول , وبتاريخ 30 أغسطس عام 1973 رفع الى رتبة نقيب . وخدم كقائد قسم الضباط الاحتياط في دورات مدرسة المدفعية و الصواريخ .

بين أعوام 1976 – 1978 قام بالتدريس في اكاديمية الحرب البرية وفي عام 1978 اكتسب مكانة ضابط اركان . في عام 1980 انهى اكاديمية القوات المسلحة بكونه ضابط أركان .

تواجد أيضا في الخدمة في الاماكن التالية : قيادة اللواء الثاني (أدابازاري) مديرية فرع الاستخبارات و قسم نائب رئيس الأركان , عضوية مدرس في اكاديمية الحرب البرية مديرية فرع الحركات و الخدمات اللوجستية,وفي دائرة الحرب الخاصة في رئاسة الاركان , وقسم  نائب رئيس الأركان .

وبتاريخ 30 أغسطس 1980 رفع الى رتبة رائد بتقدير ممتاز , وبتاريخ 30 أغسطس 1984 رفع الى رتبة مقدم , وبتاريخ 30 أغسطس 1987 رفع الى رتبة عقيد .

قبل الأكاديمية دورات تطوير خاصة , دورة أساسية باللغة الفرنسية , و أخذ ايضا دورة في الحروب الغير نظامية .

بين أعوام 1986 – 1988 قائد تشكيلات الدفاع المدني في جمهورية شمال قبرص التركية .

بين أعوام 1988 – 1990  كان بالخدمة في المحكمة العسكرية الادارة العليا في الدوائر الأولى و الثانية كعضو ضابط , وشغل نائب رئيس الدائرة الثانية .

وفي عام 1990 تم تعيينه في قيادة لواء المدفعية في الفيلق 8(ملازجيت). ورفع الى رتبة عميد عام 1992 وهو في هذا الموقع .

تواجد بالخدمة بين أعوام 1992 – 1995 ثلاث سنوات في اللواء الثاني مدرع (كارتال), في عامي 1995 – 1996 كان في قيادة دائرة الصحة للقوات البرية  , ثم بتاريخ 30 أغسطس من عام 1996 تمت احالته من العمل الى التقاعد .

بعد أن تقاعد , بين أعوام 1997:1998 ولمدة عام واحد كان بمثابة رئيس فخري و عمل كمنسق عام لراديو اسكودار . بتاريخ 30 آذار (مارس) 2004 كان له موقع في ادارة انشاء جمعية للمساعدة و بناء جامع في منطفة منازل اخلاص مرمرة.

وبين تواريخ 28 تشرين الثاني(نوفمبر)عام 2004 ,22 تشرين الثاني (نوفمبر) 2009 شغل منصب رئيس الجمعية العامة لجمعية المدافعين عن العدالة (ASDER).

وكونه رئيس فخري لـ (ASDER) : بتاريخ 28 شباط 2012 تم انشاء شركة SADAT  الاستشارية الدولية للدفاع و التجارة والتجارة و الصناعة المساهمة , وذلك لخدمات الصيانة و الاصلاح وتأمين المعدات للأسلحة و الحرب و التدريب بشكل خاص , و التدريب من مستوى المجند الى مستويات المدرب , و تنظيم القوات المسلحة للدول المسلمة و استشارات في الاستخدام الاستراتيجي. القيام بالخدمات اللازمة وخلق ظروف مواتية لارساء أسس الاتحاد بين الدول الاسلامية بارادة موحدة والقيام بالخطوات المطلوبة ودراسة المبادئ التقنية " جمعية مركز المدافعين عن العدالة للأبحاث الاستراتيجية ". بتاريخ 24 آذار (مارس) 2013 قامت SADAT A بالتشكيل في بنيتها "جمعية يونس الدولية للألعاب المائية و فرق الرياضات البحرية " في 19 يناير 2013  وذلك لاعطاء الخدمات وضمت في بنيتها العسكريين المتقاعدين للمحافظة على الحالة الممتازة و تسيير تطوير الخدمات .

والآن : يقوم بتسيير وبحالة فعالة رئاسة مجلس ادارة YUSDER و SADAT A.Ş  و ASSAM

 و الرئاسة الفخرية لـ ASDER

متزوج وأب لولدين , ويجيد الفرنسية    

www.adnantanriverdi.com
Yorum eklemek için giriş yapın