Ersan ERGÜR

Ersan ERGÜR

Web site URL: http://www.ersanergur.com/ Eposta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Gün bir ayna. Aylar, seneler hatta asırlar… Hepsi birer ayine. Bu ayinelerin iki yüzü var; hakikatin mahfi olduğu iç yüzü, bir de hakikatten yansıyanı gösteren yüzü.  Hakikatin saklı olduğu yüz, Asr-ı Saadet’in sırrını yaşıyor. Rabbimizin beğenip bizim için uygun gördüğü ve Ashab-ı kiram üzerinden yaşattığı insanlık ölçülerini gösteriyor. 

ABD, 11 Eylül 2001 İkiz Kule saldırılarını bahane ederek, bu saldırılardan sorumlu tuttuğu El Kaide’ye karşı bir harekât başlattı ve ABD’nin sınır ötesi savaşını Afganistan topraklarına taşıdı. 11 Eylül saldırıları küresel terör mücadelesinin miladı oluvermişti. "ABD Başkanı George W. Bush, saldırılardan dört gün sonra 15 Eylül 2001 tarihinde yaptığı “ulusa sesleniş” (CNN, 2001b) konuşmasında, “savaştayız, teröristler tarafından Amerika’ya karşı açılmış bir savaş var ve buna cevap vereceğiz. Bunları kimlerin yaptığını bulacağız ve onları saklandıkları yerden çıkartarak adalete teslim edeceğiz” (BBC, 2011)[i]

Son bir aydır Türkiye Kamuoyu adı mafya ile anılan Sedat Peker adlı örgüt liderinin açıklamalarını konuşuyor. Bu vesile ile bir TV programına bu konuyu konuşmak üzere davet edildiğimde ilk beş videosunu bir çırpıda izledim. Sonrasında altı ve yedinci videolarını da…

ASSAM Başkan Yardımcısı Ersan ERGÜR tarafından kaleme alınan "Bahr-i Sefid Meselesi: Doğu Akdeniz Meselesine Güncel Bir Bakış" kitabı ASSAM yayınlarından çıkmıştır.

1990 yılında Kara Harp Okulundan mezun olduktan sonra, modern dünyada modern bilimi savunan bir kuvvet komutanı “Atatürk Kimdir?” adlı bir metin yayınlatmıştı. Gittiği her denetlemede er ve erbaşından tutun tabur komutanına kadar tüm personele söyle bakayım “Atatürk kimdir?” diye sorardı.

Okuyacağınız bu makale SADAT Savunma ve Vekalet Savaşları başlıklı yazılarımızın üçüncü ve sonuncusunu teşkil ediyor. SADAT Savunma bir savunma danışmanlık şirketi olmasına karşın batılı emperyalist ülkelerin özel askeri şirketleri gibi girdikleri ülkelerde kan ve göz yaşı ekmeyip, barış ve huzurun teminatı olarak faaliyet göstermektedir.

Önceki yazımızda SADAT Savunmaya tezviratlarını akılsızca, şuursuzca, gayri ahlaki bir üslup ve yöntemle yönlendirenlerin arka planda var olan gerekçelerine değinmeye gayret etmiş idik. Şimdi İkinci Dünya Savaşı sonrası özellikle soğuk savaş sonrası Varşova Paktı’nın dağılması ve Rusya’nın eski gücünü yitirmesi üzerine ABD ve saz arkadaşlarının bölgemizde alevlendirdikleri vekalet savaşlarının yöntemine değineceğiz.

Pazartesi, 18 Ocak 2021 11:27

SADAT Savunma ve Vekalet Savaşları (1)

İkinci Dünya Savaşı ile büyük bir yıkıma uğrayan Batılı Ülkeler savaşın yıkıcı etkisi ile neredeyse yok olmak üzere olan ekonomilerini düzeltme adına birbirleri ile küresel bir anlaşmaya gittiler ve Avrupa Birliğinin doğmasını sağladılar.

Hani bilirsiniz; Batıda bir takım asılsız haberler çıkarılır sonra bu asılsız haberler mahkemelerde delil unsuru kabul edilir ve partiler kapatılır, iş yerleri yeşil sermaye adıyla yaftalanır, çocuklarımıza verdiğimiz manevi eğitim yuvaları bir bir kapatılırdı.

Birinci Dünya Savaşından sonra dağılan İslam Coğrafyası kendini toparlama ve geliştirmede çağı okuyamadı. Osmanlının Akdeniz’de donanma üstünlüğü bulunan Cenevizler ve Venediklilerin üzerinde kurduğu deniz üstünlüğünün temelinde Büyük Yelkenli Gemilerin (Kalyon) karşısına daha küçük ve süratli hareket edebilen kadırgalarla çıkması olduğu bilinen bir gerçek.

 

Bugünlerde medya İP, CHP, SP ve HDP’nin adının geçtiği bir anayasa taslak çalışmasını konuşup duruyor. Azerbaycan-Ermenistan zaferi bile gölgede kaldı. Bu çalışmayı ilk kez İP’li Ümit Özdağ’ın ağzından duyduk. İP kurucuları arasında yer alan Ümit Özdağ’ın ihracına sebep olan anayasa çalışmasını bir başka İP’li eski başkan yardımcılarından Adem Taşkaya’nın ses ve görüntü kaydı var çıkışıyla çalışmanın yapıldığına dair şüpheye yer kalmadı.

Türkiye hatta dünya üzerinde stratejistler, yazarlar, kalemşorlar, muhalifler ikiye bölündü. Dünya şu anda Azerbaycan’ı ve Türkiye’yi konuşuyor. Minsk Üçlüsünün karizmasını çizen Türkiye’nin, Rusya ile Güney Kafkasya’yı ve Orta Asya’yı yeniden dizayn etme girişimini konuşuyor.

13 Ağustos 2020 tarihinde duyurulan BAE-İsrail normalleşme anlaşması, Trump’ın “Yüzyıl’ın Anlaşması”nı destekleyen Birleşik Arap Emirlikleri’nin İslam dünyasının her köşesinde yankı bulan 2. ihaneti olarak tarih sahnesinde yerini aldı.