Perşembe, 27 Ekim 2022 08:38

UKRAYNA-RUSYA SAVAŞININ 8. AYINDA DURUM

Yazan
Öğeyi Oyla
(3 oy)

24 Şubat 2022’de Rus Ordusunun Ukrayna’ya girmesi ile başlayan  Ukrayna-Rusya Savaşının üzerinden tam 8 ay geçti. Bu savaşın giderek dünyanın gündeminde hayatın olağan bir akışı gibi algılandığının farkında mıyız?

Corona Pandemisi, iki yılı  aşkın bir süre ile üretim süreçlerini uzun bir süre kesintiye ve kısıntıya uğratarak kontrollü bir kıtlığa sebep oldu. Ayrıca,  kıtalar arasındaki ticaretin, ithalat ve ihracatın akamete uğramasına sebep olan malların taşınmasındaki aksaklık da, “dünyanın nüfusunun azaltılması” yönünde Bilderberg toplantılarında karar aldıkları anlaşılan Küresel  Baron Oligarşisi’ni tam olarak tatmin etmemiş olsa da, iklim ve gıda krizine giden  yolda epey ilerlediklerini söyleyebiliriz. Böylece, ortaya çıkacak mahrumiyetlerden refah kaybından kaynaklanacak iç karışıklıklarla, ulus devletlerin yıkılmasını dört gözle bekleyen küresel irade, dünyayı tek bir  dünya devletine indirgeyerek yönetecekleri günün hayalinin dayanılmaz hazzını şimdiden şeytani bir gülümseme ile tahayyül ettiklerine inanıyorum.

Her olay ve olguda olduğu üzere, insanlar ve devletler olağandışı görülen olaylara da alışıyorlar. Ancak, küresel iradenin bu hayallerini pratiğe dönüştürmek için, tüm bunlarla yetinecekleri sanılmasın.  2004’lerde başlayan, Avrupa’ya giden petrol ve doğalgaz transit yolları üzerinde bulunan Ukrayna’nın Rusya ile arası bozuldu. Sonrasında Ukrayna renkli devrimlerinin mucidi, tetikçisi ve fon temin edicisi olduğu söylenen Sorosçu zihniyet üzerinden başlatılan suni karışıklıklar sonrasında, savaşa teşvik edilen Rusya Devlet Başkanı Putin’e 2014 yılında Ukrayna egemenliği altındaki (esasen bir Türk yurdu olan )  Kırım’ın ilhakı kararını verdirmişlerdi.  Ancak, küresel irade, dünya üzerindeki hegemonyasını pekiştirerek tahkim etmek ve “kapitalist finansal sömürü düzenini” daha güçlü bir şekilde sürdürmek maksadıyla, dünyanın her tarafına yayılan savaşlar çıkarılmasına ihtiyaç duyuyorlardı. Bu yöndeki fırsatı, kendilerinin iş başına gelmesini sağladıkları Yahudi asıllı olduğu ileri sürülen, iki aktör sayesinde elde ettiler. Ukrayna Cumhurbaşkanlığına  Volodimir Zelenski ve Sovyetler devrinden beri ileriye dönük roller için hazırlanan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı ve Meclis Başkanlığı arasında Medvedev ile adeta nöbetleşe görev değişikliği yaparak, 20 yılı aşkın bir süredir Rusya’nın kaderinde çok önemli rol oynayan  Vladimir Putin, Küresel Oligarşik Baronlara yazmak istedikleri senaryoda rol verme fırsatı verdi.

3. Dünya Savaşının yaşanmakta olduğunun ve savaşlar tarihine her gün bir sayfa eklenmekte olduğunun insanlık ne kadar bilincindedir bilinmez ama, dünyanın dengesini bozan bu olaylar dizisinin son halkası olan savaşın giderek derinleştiğini söyleyebiliriz.

Şimdi her iki taraf açısından, Ukrayna Harekat Alanlarındaki durumlara özet olarak bir bakalım:

UKRAYNA’NIN:

* Harkov bölgesinde Kupyansk doğusu ile Savatove ve Kreminna batısı bölgelerinde taarruzlarına devam etmekte olduğu,

* Kherson bölgesinde de, Kherson şehrine doğru bir çok istikametten ilerlemeye devam ettiği, Kherson bölgesinde kısa bir süre sonra büyük çaplı bir taarruz harekatına başlayabileceği,

RUSYA’NIN;

  • Bakhmut ve Donetsk bölgesinde taarruzlarına devam ettiği, sokak çatışmalarının yapıldığı hem Rusya hem de Ukrayna yetkilileri ile medyası tarafından açıklandı.
  • Rus taarruz harekatının en yoğun ve şiddetli şekilde devam ederken, Rusya’nın son dönemde, Ukrayna alt yapısı üzerinde tahribat oluşturarak, Ukrayna’nın muharip kuvvetlerini cephede kullanmak yerine bu alt yapı tesislerini koruma görevine tahsis etmeye zorlamakta olduğu ve böylece özellikle Kherson ile Harkov bölgelerini birbirine bağlayan temas hattındaki harekatını kolaylaştırmayı hedeflediği anlaşılmaktadır.
  • Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde, Ruslar Karadeniz’in kuzeyini Azak Denizi’ne bağlayan Kerç Boğaz’ı üzerindeki Kerç Köprüsünü sabote etmiştir. Ardından strateji değişikliğine giderek, Ukrayna'nın enerji, su, yollar gibi sivil altyapısına yönelik taarruzlarına devam etmektedir.
  • Rusya’nın, bu yolla Ukrayna'nın savaşma iradesini azaltmasını kırabileceğini beklemek pek gerçekçi olmasa da, kış mevsiminin yaklaşmakta olması ve düştükçe Ukrayna halkı için giderek artan bir şekilde ekonomik bir baskı ve insani bir zorluk teşkil edeceğini söylemek gerekir.
  • Kherson bölgesinde Dinyeper nehri kuzeyindeki birliklerini takviye etme, destekleme ve ikmalinde sorunlar ile karşılaşan Rusya; bölgeyi uzun süre elde tutamayacağını değerlendirdiğinden, bölgedeki devlet kurumları ile sivillerden başlayarak güneye çekilmeye başladığı görülmektedir.
  • Bölgede Ukrayna’nın büyük çaplı bir taarruz harekatını başlatması beklenmektedir. Rusların, bölgeyi 2000 kişilik bir kuvvetini Ukrayna Birlikleri ile temasta bırakarak, geri çekilmeyi örtmekle görevlendirdiği ve “Kuvvet Tasarrufu” yaptığı; böylece kuvvetlerinin çoğunun kayıp vermeden, temastaki birliklerinin himayesinde  muharebeden sıyrılmasını ve geri çekilmesini sağlamaya çalışacağı;

  • Rusya’nın karşısında, Ukrayna’nın da ilerleme baskısını artırıp, Rusya’nın düzenli ve rahat bir şekilde muharebeyi keserek geri çekilmesine engel olmaya çalışacağı anlaşılmaktadır.
  • Rus açık medya kaynaklarında, Kherson bölgesindeki durumun da Harkov bölgesindeki gibi olmasından endişe etikleri açıkça ifade edilmektedir. Bu geri çekilmede Rus askerlerinin bölgedeki Ukraynalılara ait araçları, evleri, mağazaları adeta soyarak bunları güneye götürmeleri de açık medya kaynaklarında yer aldı.
  • Ayrıca Rusya’nın Ukrayna birliklerini yavaşlatarak bu geri harekatını perdelemek ve örtmek maksadıyla, Rus birlikleri geri çekildikten sonra Ukrayna kuvvetlerine zarar vermek için, Ukraynalı yetkililerde Rıusların Kakhova HES Barajını tahrip edip bölgeyi sular altında bırakabileceği endişesi belirmiştir.
  • Rusya’nın Dinyeper nehri güneyine geri çekilmesi ve Barajı tahrip etmesi,
  • Rusya’nın silahlı tehdit altında yaptırdığı halk oyalaması ile ilhak ettiği Kherson bölgesinin bir kısmını Ukrayna’ya devir edeceği,
  • Rusların, Ukrayna Dik Mermi Yollu Ateş Destek Vasıtalarının menzili içinde kalacağından, Kırım’ın savunmasında zorluk çekeceği,
  • Alt Yapının ve Kakhova Barajının tahrip edilmesi halinde, Ukrayna’nın bazı kesimlerine su sağlamanın zorlaşacağı,
  • Nehir suyunun geniş bir alana yayılması halinde debi düşeceğinden Zaporizhia Nükleer santralinde soğutma açısından sorun yaşanacağını değerlendirebiliriz.
  • Bu değerlendirme ışığında Rusya’nın, Ukrayna unsurlarından nasıl emniyetle sıyrılıp, muharebeyi düşmana kuvvet kaptırmadan keserek,  Dinyepr nehri güneyine nasıl  kuvvet bütünlüğünü sağlayarak çekileceği, şu an için bir muammadır.

  • Harkov ve Luhansk’da Ukrayna karşı taarruzlarına karşı savunma tedbirlerine devam eden Rusya’nın, Ukrayna'nın karşı taarruzlarını caydırmak için "mevcut cephe hattının arkasında derinlikte savunma‘’ anlayışı gereğince derinlikte özellikle tank engelleri döşemektedir.

 

Bütün bunlar bize, Rusya’nın artık daha yoğun bir taarruz harekatı icra etmeyeceği ve bu maksatla elinde dinç ve dinamik durumda yeterli kuvvetinin kalmadığını da gösterdiğini belirtebiliriz.

Ancak döşenen engel sistemlerinin iki tarafın temas hattı boyunca değil de, daha gerideki mevziler bölgesinde olması, Rusların Ukrayna taarruzlarına karşı hazır beklediğini ve Donbas’ın ele geçirilmesi gibi, Ukrayna’nın askeri hedeflerine ulaşmasının artık imkansızlaştırdığını göstermektedir.

Bu derinlikteki engel sistemlerinin Bakhmut kuzeydoğusundan, kuzeye doğru Kreminnna-Svatove hattı boyunca devam ettiği bildirilmektedir.

Ukrayna’nın şiddetli bir karşı taarruzunda engeller manzumesi ile tahkim edilen  Kreminna-Svatove hattının ne kadar dayanacağını göreceğiz. Ayrıca Rusya’nın kendi topraklarında Kursk gibi meskun mahal önlerinde, Ukrayna istikametinde engel sistemleri kurmaya başlamasına bakılırsa,  Rusların, sanki taarruz enerjilerinin bittiği gibi bir izlenim  vermektedir.

Ukrayna’nın Kreminna-Savatove hattında taarruzu sürdürmeye gayret ettiği, bu hattın düşmesi halinde , daha derinlikte tesis edilmiş Rus savunma mevziilerinin olmaması ve Kreminna’dan Rusya-Ukrayna devlet hududuna kadar, yaklaşık ancak 100-110 km kalmış olması nedeniyle Rusların düzensiz şekilde Rusya’ya geri çekileceği öngörülmektedir.

Son dönemlerde Rusya ve Belarus arasındaki askeri anlaşmalar kapsamında, Belarus’ta 9000’i  Rus olmak üzere, taze kuvvetler oluşturarak, Ukrayna’ya karşı kuzeyden taarruz etme ihtimalleri tartışılmaktadır. Rus-Belarus kuvvetleri taarruz etmese dahi, Ukrayna’nın bu tehdidi ciddiye alıp bu bölgede tedbiren bir  miktar kuvvet ayırmasının, Rusların maksadına faydası olmayacağı değerlendirilmektedir.

İran SİHA eğitim veren askerlerinin Belarus’da da görülmesi bizlere, Rusya-Belarus ortak kuvvetinin Ukrayna’da Kiev istikametinde bir taarruz tehdidinin artarak devam etiğini söylemektedir.

Sonuç:

Küresel Baronlar, hangi senaryoyu yazarsa yazsın, şüphesiz ki Yüce Yaratıcı’nın da bir planı var.  21. Asır, önce bir Türk Yüzyılı olacak, ardından da dünya kıyamet öncesi  son bir Asr-ı Saadet yaşayarak, huzura erecektir inşallah.

                                                                       Ali COŞAR – 24.10.2022 / İSTANBUL

Okunma 138 defa Son Düzenlenme Cuma, 28 Ekim 2022 15:28
Bu kategoriden diğerleri: « Taziye Mesajı
Yorum eklemek için giriş yapın