Vehbi Kara

Vehbi Kara

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Pazartesi, 29 Kasım 2021 15:48

Komutan ve Liderlik Nasıl Olmalıdır?

Bazı asker ve komutanların milletin gönlünde taht kurması sebepsiz değildir. Komuta ettiği askerlerinin canlarını kendi canı kadar değerli görüp askerin başında ön saflarda savaşan çok sayıda komutan vardır. Bu insanların başında ise Hazreti Muhammed (asm) gelmektedir.

Bu konuyu biraz açmakta yarar vardır. Zira kendisine bağlı bütün askerlerin öldüğü ve tek başına kurtulmuş komutanlara da rastlayabiliyoruz.

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Kur’an’dan sonra en büyük mucizesi, kendi zatıdır. Yani onda toplanmış yüksek ahlak ve fazilettir ki her bir haslette en yüksek tabakada olduğuna, dost ve düşman ittifak etmişlerdir. Hatta şecaat ve cengaverlikte bir kahraman olan Hazreti Ali, sık sık onun bu halini örnek vererek şöyle demiştir:

“Harbin dehşetlendiği vakit, biz Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın arkasına iltica edip sığınıyorduk” (Ahmed bin Hanbel, Müsned 1,86)

İslam’ın en cengaver kavmi olan Türk milletinde de benzeri şekilde komutan ve liderlere sık sık rastlanmıştır. Tarihimizden ibretli iki örnek sunarak bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Afganistan toprakları dünyanın süper güçleri olan İngiltere, Sovyetler Birliği ve ABD’ye mezar oldu. Şu anda yönetimde olan Taliban güçleri, 102 yıl önce İngiltere, 32 yıl önce Sovyet askerlerini nasıl kovdu ise şimdi de benzer şekilde ABD askerlerini ülkelerinden çıkarmayı başardılar.

Türk Yunan Savaşına yıllardan beri “Kurtuluş” veya “İstiklal” savaşı adı veriliyordu. Bu konuda defalarca yazı yazarak ne derece yanlış ve sakıncalı olduğunu dile getirmiş bunun yerine “Milli Mücadele” denilmesinin daha doğru olacağını ifade etmiştim.

Bu konuda bazı güzel gelişmeler oldu. Örneğin 90 yıldan beri kullanılan “Kurtuluş Savaşı” ifadesi yerine “Milli Mücadele” kavramı daha sık kullanılmaya başladı. Zira Yunanistan gibi küçük bir devletten kurtulmak biz Türkler için çirkin bir ifade tarzıydı.

Afganistan toprakları dünyanın iki süper gücü olan Sovyetler Birliği ve ABD’ye mezar oldu. Şu anda yönetimde olan Taliban güçleri, 32 yıl önce Sovyet askerlerini nasıl kovdu ise şimdi de benzer şekilde ABD askerlerini ülkelerinden çıkarmayı başardılar.

Ülkemizde her 8-10 yıl arasında askeri darbe yaşanmaktadır. En son 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşadığımız FETÖ darbesi bu sürecin düne kadar devam ettiğinin en önemli göstergesiydi. Fakat halkımızın tankların önüne çıkarak direnmesi kesintisiz darbe sürecinin artık sona erdiğini göstermektedir. Bu konudaki diğer güzel bir gelişme ise 9 Temmuz 2021 tarihinde yaşandı. Yargıtay, 28 Şubat davasında aralarında Çetin Doğan ve Çevik Bir'in de bulunduğu 14 eski general ve amirale verilen mahkûmiyet kararlarını onayladı.

Cuma, 04 Haziran 2021 09:40

Milli Mücadele Kahramanı Ethem Bey

Milli Mücadelenin sayısız kahramanı vardır. Fakat bunların çoğundan millet olarak habersiz bulunuyoruz. Bunun en önemli sebebi ise yakın tarih üzerinde yapılan tahrifattır. Gerçekler adeta ters yüz edilmiş kahramanlar hain, sahte kahramanlar yani Sabetaycılar kahraman ilan edilmişlerdir. İşte gerçek kahramanlarımızdan bir tanesi Ethem Bey’dir. İki ağabeyi Osmanlı ordusunda şehit düşmüş, diğer iki ağabeyi de Teşkilat-ı Mahsusa üyesi olan Ethem Bey, Çerkes sürgünü ile Bandırma’ya yerleşen bir ailenin en küçük oğludur.

Türk Boğazlarında can, mal, çevre ve seyir emniyetini sağlamak amacıyla hazırlanan Boğazlar Tüzüğü, 1994 Temmuz ayında yürürlüğe girmiştir. Böylece gemilerin Türk Boğazlarından geçişlerinde seyir güvenliği kaptan sorumluluğundan büyük ölçüde alınarak emniyetli bir şekilde geçiş sağlanmıştır.

Çarşamba, 24 Mart 2021 10:08

Boğazlar Ecdadımızdan Kalan Mirastır

Ecdadımız İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına çeşitli kaleler yaptırarak boğaz geçişlerini kontrol altına almaya çalışmışlardır. Yıldırım Beyazıt Han Anadolu Hisarını, Fatih Sultan Mehmet Han ise Rumeli Hisarını yaparken bu toprakları korumaya çalışıyorlardı.

Salı, 22 Aralık 2020 16:05

ABD Açıkça Düşmanca Davranıyor

Şu yalın gerçeği kabul ettiğimiz takdirde ülkemizin menfaatlerini daha iyi koruyabileceğimize inanıyorum. Türkiye’nin son 60 yıldaki en büyük düşmanı ABD’dir. Bu söz kuru kuruya iddia edilmiş veya ortaya atılmış değildir. Bu konuda onlarca makale yazıp neşrettim. İsteyenler Yeni Akit’in internet arşivine girerek bunları okuyabilir. Burada bir özet sunarak okuyucularımı bu zahmetten kurtarayım.

 

Perşembe, 03 Aralık 2020 09:56

Bahriyede 15 Yıl

Bazı okuyucularım soruyor: “Senin aleyhinde bir karanlık oda yıllardan beri yayın yapıyor ve ‘Fetullahçı’ diye ordudan atıldı” diyor. Bunun aslı var mı? Eğer yalan ise niçin mahkemeye başvurmuyorsun? Gerçekleri bir de senin dilinden öğrenmek isteriz.

Çarşamba, 02 Aralık 2020 09:33

ABD Propagandası Nasıl Gerçeğe Dönüşüyor?

İletişim teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte medyanın gücü oldukça artmıştır. Medya araçlarını kullanmasını çok iyi bilen özellikle Batılı ülkeler akla hayale gelmeyen propagandaları insanlara gerçek olarak sunmakta ve işin kötüsü büyük ölçüde başarılı olmaktadırlar.

Çarşamba, 18 Kasım 2020 08:58

Ne Mutlu 'Azınlıktanım' Diyene!

Ayakların baş olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Sadece Cumhuriyet döneminde değil; Osmanlı’nın son 200 senesinde de adına “dönme” de denilen gayrimüslim azınlıkların tahakkümü altında yaşıyoruz.

Cuma, 13 Kasım 2020 09:37

Zafere Ramak Kala Yine Ateşkes

Son yüzyılda bu durumu çok gördük. Hıristiyan dünyası asla zafer kazanmamızı istemiyor. Kaybetmeyi anladığı anda derhal ateşkesi dayatıyor. Ondan sonra verilen sözler tutulmuyor ve statüko cebren ve hileyle biz Müslümanlara dayatılıyor.

Salı, 10 Kasım 2020 09:03

Bir Büyük Amiralin Hikâyesi

Siz onu tanımazsınız. Türk Deniz Kuvvetleri ise hiç bilmez. Zira Türk ve İslam dünyası ile ilgilenecek bir subayı yoktur. Özellikle 28 Şubat 1997 sürecinde bu konuda bilgili bütün askerleri teker teker ordudan atarak büyük bir temizlik yapılmıştır.

Salı, 03 Kasım 2020 09:33

Savaş Stratejilerini Değiştiren Türk

İdealist bir genç olan Selçuk Bayraktar, muhtemelen Güneşli’deki atölyesinde yaptığı uzaktan kumandalı araçlarla dünya savaş stratejilerini değiştireceğini düşünmüyordu. Fakat Bayraktar ve arkadaşlarının geliştirdiği Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA’lar) yerleşik bütün kalıpları değiştirmiştir.