Azerbaijan
Open Panel
assam logo 200

ASSAM®

The Association of Justice Defenders

Strategic Studies Center

Rate this item
(0 votes)

ASSAM seminerleri çerçevesinde “Ortadoğu’daki İslam ülkeleri ve Sömürge Düzeni” konulu seminer 13 Nisan 2017 akşamı Kayseri Miraç Kültür Merkezi konferans salonunda gerçekleştirildi.

Sunumunu Endüstri Mühendisi Mehmet Atilla bey’in yaptığı konferans ilgiyle izlendi.

Wednesday, 15 October 2014 00:00

Ekonomik Entegrasyon (AB Örneği)

Written by
Rate this item
(0 votes)

"Dünya'da Uygulanan Ekonomik İşbirliği Usul ve Esasları" ana konu başlığı altında "Ekonomik Entegrasyon (AB Örneği)" konulu seminer Prof Dr Mehmet ZELKA tarafından 15 Ekim 2014 Çarşamba günü Üsküdar Üniversitesinde gerçekleştirilmiştir.

 

Seminer sunum dosyası aşağıda yer almaktadır.

Thursday, 22 August 2019 00:00

Stratejik ortak(!) güvenli(!) bölge...

Written by
Rate this item
(0 votes)

ABD'nin 2011 den 2014'e kadar görünürde bir Suriye politikası yoktu. 2014 Haziran'ında DEAŞ Suriye ve Irak'ın kuzeyini ele geçirip halifeliğini ilan edince ABD ve Batı harekete geçti. Bir kaç ay sonra da Rusya Suriye'ye girdi.

Friday, 15 September 2017 00:00

Savaşmadan Kazanmak En İyisidir

Written by
Rate this item
(0 votes)

Bundan iki bin yıl önce, Çinli bir savaş stratejistive filozof olan Sun-tzu ping-fa tarafından yazılan ve günümüzde de öneministratejik kaynaklar arasında yer alan;Savaş Sanatı” kitabında Sun Tzu’ nun sürekli vurguladığı  “savaşmadan kazanmak en iyisidir” fikriyle başladım sözlerime.

Sun Tzu’nun felsefesinde; bilgi ve stratejinin en üst etkinliği, çatışmayı tümden gereksiz kılmaktır denilmektedir. “Savaşmaksızın başkalarının ordularını alt etmek, hünerlerin en iyisidir.” diyen Sun Tzu, Savaş sanatlarında pek çok mertebe bulunduğunu ve bunların en iyisin “düşmanlarının planlarını açığa çıkartmak” olduğunu vurgular.

Friday, 05 January 2018 00:00

Türkiye Nereye Koşuyor

Written by
Rate this item
(0 votes)

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan Fransa’da tarih yazdı. Ancak birçok basın organı bundan ziyade temel insan hakları ve AB konusunda ki meselelere odaklandı. Büyük pencereyi göremedi.

Peki, neydi bu büyük pencere?

On yıllardır ABD ile müttefik olan ve onsuz ve ondan onaysız neredeyse strateji geliştiremeyen bir Türkiye vardı. Artık üzerinde oyun kurulan değil oyun kurucu bir ülke konumuna gelen bir Türkiye var.

Rate this item
(0 votes)

Savunma Sanayi Üretimini Geliştirme Stratejisi

Ülkelerin savunma sanayilerinin durumu; bağımsızlık durumlarının göstergeleridir. Savunma sanayisi bağımsız olmayan ülkenin siyasi ve ekonomik bağımsızlığından söz edilemez.

Bunun önemi; helikopter filosunu güçlendirmek isteyen Pakistan Lideri Navaz Şerif'e, "Atak" marka askeri helikopterimizin detaylı tanıtımı[1] yapıldığında Amerika'nın homurdanması sonrası aslında milli helikopterimizin motorunun milli olmayıp;  İngiliz Rolls Royce ve Amerikan Honeywell şirketlerinin ortak şirketi olan LHTEC adlı Amerikan firması tarafından lisanslanmış olduğu ve yine Uzun Menzilli Füze Savunma Sistemi alım ihalesinin, teknoloji transferi yapma taahhüdü veren Çin'e verilmesine (NATO Savunma Sistemlerine uyumsuz olduğu gerekçesi ile) ABD'nin karşı çıkması[2] olayları ile bir kez daha açıkça ortaya çıkmıştır.

Bu ve benzer örnekler yerli savunma sanayinin, ülkelerin bağımsızlıklarının bir numaralı göstergesi olduğunu göstermektedir.

 

Sunday, 20 March 2016 00:00

Savunma Sanayi İşbirliği Stratejisi

Written by
Rate this item
(0 votes)

Pazara Giriş Problemi

KOBİ'ler için girilmesi en zor pazar savunma sanayi pazarıdır. Pazara girişte diğer sektörlerdeki KOBİ'lerden farklı olarak iki büyük engelle karşılaşmaktadırlar;

Birinci büyük engel, savunma sanayinin ileri teknoloji gerektirmesi ve yüksek teknolojinin ciddi Ar-Ge yatırımları ile mümkün olmasıdır. Şirketler kuruluş aşamalarında yeterli beyin gücüne ve teknolojiye sahip olsalar bile, ürettikleri ürünlerin pazar payı edinerek geri dönüş sağlaması savunma sanayi sektöründe diğer sektörlere nazaran çok daha fazla zaman almasından dolayı KOBİ'lerin başlangıç sermayelerinin sıradan sektörlere nazaran en az 3 kat daha fazla olmasını gerektirmektedir.

İkinci büyük engel ise, pazarın dünya üzerindeki devlet sayısı ile sınırlı olmasıdır. Yani binlerce firma irili ufaklı iki yüz altı (BM'ye kayıtlı yüz doksan dört) ülke için üretim yapmakta ve açılan ihalelerden pay kapmaya çalışmaktadır.

Sanayisi gelişmiş ülkelerde savunma sanayinde faaliyet gösteren firmalar için çeşitli özel devlet destekleri bulunmaktadır.

İngiliz Hükümeti, 11 Mart 2016 tarihinde Savunma Bakanlığı tarafından KOBİ'lerin Savunma alanında faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla bürokratik engelleri azaltacak yeni bir politika açıklandığını duyurdu.1 Bu plan sayesinde 2020 yılına kadar KOBİ'lerin tedarik harcamalarında %25 tasarruf etmeleri beklenmektedir.

Rate this item
(0 votes)

İslâm dünyasının ortak bir savunma sistemi bulunmuyor. Ülkeler bazındaki savunma sistemleri ise, Avrupa ve ABD merkezli yetmiş kadar şirket tarafından yapılandırılıyor, eğitiliyor ve teçhiz ediliyor. Dolayısıyla, İslâm ülkelerinin yerli ve öz kaynaklara dayanan bir savunma stratejileri, sanayileri ve kurumları bulunmuyor. Avrupalı ve ABD'li şirketlerin organize ettiği ve tamamen bu şirketlerin teknik denetimi altında bulunan bir savunma sisteminin, Avrupa ve ABD'nin siyasî, sosyolojik ve askerî stratejilerinden bağımsız olması düşünülebilir mi?

Rate this item
(0 votes)

 

SULTÂN MUHAMMED ALPARSLAN’IN ZAFERİ VE BAZI İSLÂM DEVLETLERİ

[09 Aralık 2014 – 16 Safer el-hayr 1436 Salı]                                                                         

                                                                 Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

                                                                  M. Ü. İlâhiyat Fak. Öğr. Üyesi

Türk-İslâm târihinde çok önemli zaferler vardır. 26 Ağustos 1071 târihinde, Doğu Anadolu’da Malazgirt Ovası’nda, Büyük Selçûklu Sultânı Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diojen’in kuvvetleri arasında meydana gelen “Malazgirt Meydan Muhârebesi”, Türk-İslâm târihinin en büyük zaferlerinden biridir. Türklere Anadolu’nun kapılarını açan bu Selçûklu-Bizans Savaşı, dînî, millî, siyâsî ve askerî neticeleri bakımından çok önemlidir.

Malazgirt Zaferinden sonra, sâdece onbeş yıl içinde bütün Anadolu’nun tapusu, Türklerin eline geçti. Bu bakımdan Malazgirt Zaferi, Türk ve dünyâ târihinde çok önemli bir dönüm noktası oldu.

 

Wednesday, 15 April 2015 00:00

Asker ve Manevi Değerler (02 Nisan 2015)

Written by
Rate this item
(0 votes)

ORDULAR DİNDAR OLMALIDIR

(02 NİSAN 2015)

  1. ASKER DİNDAR OLMALIDIR

Meslekler arasında askerlik mesleğinden başka canı pahasına da olsa vazifenin yapılmasını isteyen başka meslek yoktur.  

Şehitliği bilip inanmayan, ölüm ötesini düşünmeyen, vatanı, devletinin maddi ve manevi değerlerini, dini ve milleti için feda edeceği canının karşılığında ebedi hayatı ve cenneti kazanacağına inanmayan insanlar savaştaki vazifesini yapmak için hayatını ortaya koyabilir mi?

İslâmî duyarlılığı olmayan, şehitliğin hükümlerini bilmeyen ve ahirete iman şuuru oluşmamış insanlara, seve seve canını feda edebilmesi için ne vaat edilebilir ki?

Ölümü göze alamayan insanların hayatını tehlikeye sokacak riskler karşısında maddi gücünü kat kat arttıracak manevi kuvvetten mahrum kalacağı şüphesizdir.

Yüklendiği sorumluluklar bakımından askerlik mesleğinin, mensuplarının dindar olması gereken mesleklerin başında geldiğini söyleyebiliriz.

Savaşın olağan dışı şartlarında vazifesini yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu manevî güce sahip olabilmesi için, hangi dine mensup olursa olsun ülkelerin askerlerinin DİNDAR OLMASI gerekir.

Address: Marmara Mahallesi Hurriyet Bulvari No:110/H Beylikdüzü / İstanbul / 34524 / Turkey
Tel: +90 555 000 58 00 email: info @ assam . org . tr