Perşembe, 25 Şubat 2016 00:00

Simit bile satamayacaksınız!

Yazan
Öğeyi Oyla
(6 oy)
Adnan Tanrıverdi Adnan Tanrıverdi AA Röportajı

SEMRA ORKAN - Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Tanrıverdi, 28 Şubat sürecinde kışlalarda namaz kılmanın yasaklandığını ve oruç tutulmasına engel olmak için iftar ile sahur yemeği verilmediğini belirterek, "Bu baskılar bin 600 subay ve astsubayın ordudan çıkarılmasıyla sonuçlandı" dedi.

AA muhabirine 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını aktaran emekli tuğgeneral Tanrıverdi, 28 Şubat 1997'de yaşanan olayın hükümete verilmiş bir muhtıra olduğunu ifade ederek, bunun, inançlı insanların devlet bünyesindeki varlığını ekarte etmek için yapıldığını söyledi. 

Bu sürecin temellerinin 1960 darbesine dayandığını dile getiren Tanrıverdi, bu darbenin Türkiye'deki diğer darbelere zemin oluşturduğunu dile getirdi. 

Adnan Tanrıverdi, bu darbeyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) darbe taraftarı olmayan geniş bir kadronun tasfiye edildiğini vurgulayarak, 235 generalle 4 bin 177 üst rütbeli subayın bu süreçten etkilendiğini kaydetti. 

Tanrıverdi, geriye ise darbeci kadrolar kaldığını belirterek, "Bunlar da siyasi iradeye mutlaka TSK'nın yön vermesi gerektiğine inanan bir zihniyete sahipti. 12 Eylül darbesinden sonra bu kadro TSK içinde daha da yerleşmeye ve güçlenmeye başladı. İrticaya karşı TSK içinde cunta oluşturuldu. O yıllarda bir devre arkadaşım, 'darbeci bir cunta kuruluyor sizi de içinde istiyorlar' dedi. Bu sırada PKK sorunu yeni başlamıştı. Bu teklif bana çok garip gelmişti. Zira 'biz teröristle mücadeleyle uğraşırken bunlar neyle uğraşıyor' dedim ve bu teklifi reddettim. O zamanki bu kadrolaşma 28 Şubat'ı yarattı. TSK'da kadrolar ayrılmadan önce kendileri gibi cuntacı bir grup oluşturur ondan sonra ayrılırdı. Dolayısıyla kendi geleceklerini garanti altına almak için bu darbeci cunta sürekli TSK içinde süregeldi" diye konuştu. 

- "Eşinin başı örtülü subayı harp akademisine almam"

Her darbeden sonra TSK'nın, içinde darbeye karşı olanları ekarte ettiğine vurgu yapan Tanrıverdi, ordu içinde inançlı insanlara baskının özellikle 1994'te sertleşmeye başladığını belirtti. 

O yıllarda tırmanan terör eylemleri nedeniyle İstanbul'a neredeyse her gün bir şehit cenazesi geldiğini hatırlatan Tanrıverdi, şunları kaydetti: 

"Ben de her şehit cenazesine gidiyordum. Gitmişken cenaze namazından önce vakit namazımı da kılıyordum. Fakat bütün rütbeli arkadaşlarımız ne camiye giriyor ne de cenaze namazı kılıyordu. Yine bir şehit cenazesinden çıkmışken devre arkadaşım olan bir albay yanıma yaklaştı ve 'ağabey, namazlara durmasan' dedi. Kendisine neden böyle bir şey söylediğini sorduğumda, 'ağabey komutanlar bunu sana duyurmamı istediler' şeklinde cevap verdi. Arkasından o zamanki ordu kurmay başkanı ziyaretime geldi. 'Arkadaşım bana 'ordu komutanı Adnan Paşaya söyle, camide namaza duruyor, ortalık kritik herhangi bir şekilde basına yansır, sansasyon olur, o yüzden namaz kılmasın diyor' şeklinde uyarıda bulundu. Ben de kendisine 'inançlı bir insanım, eğer TSK'nın böyle bir insana ihtiyacı varsa buradayım, değilse nasıl isterlerse öyle yapsınlar. Benim hayat tarzımı değiştirmeye kalkmasınlar' şeklinde cevap verdim." 

Adnan Tanrıverdi, daha sonra Aralık 1994 şurasında alınmış kararla ilgili bir yazının kendisine tebliğ edildiğini ifade ederek, "Bu tebliğde benim tugayımdan 4 subayla 14 astsubayın irticai faaliyetlerinde bulunduğuna dair bir bilgi vardı. Namaz kıldıkları ve eşleri başörtülü olduğu için ikaz edilmeleri ve bu uyarıya uymayanların da TSK'dan çıkarılmaları isteniyordu. Hatta bunlarla ilgili işlem yapmayan komutanlar hakkında da tahkikat isteniyordu. O çocukları tanıyordum ama namaz kıldıklarını ve eşlerinin başörtülü olduğunu bilmiyordum. Bu subaylar hakkında araştırma yaptıktan sonra biri hariç hepsini vatansever ve başarılı askerler olduklarını ve haklarındaki tahkikatın kaldırılmasını bildirdim. Bunlardan bir tanesi harp akademisine girmek için müracaat etti ve eşi da türbanlıydı. O dönemde türban siyasi bir obje olarak görülüyordu. Bu çifti evime davet ettim ve 'kızım neden başını örtüyorsun' diye sordum, o da 'inancımdan dolayı kapatıyorum' dedi. Bunun üzerine ben de bu subay hakkında olumlu rapor verdim" ifadesini kullandı. 

Bu rapordan sonra Hasan Iğsız Paşanın kendisini arayarak, "Komutanlar, 'Adnan Paşa, bu çocuğu çok iyi tanımıyor, o yüzden verdiği olumlu görüşü geri alsın' diyorlar" dediğini aktaran Tanrıverdi, bu sözlere karşılık "Ben bu çocuğu komutanlardan iyi bilirim. O yüzden çocuk hakkındaki kanaatimi değiştirmiyorum" şeklinde cevap verdiğini söyledi. 

Tanrıverdi, bir hafta sonra nitelik belgesinin geri geldiğini ve subayın başvurusunun kabul edilmediğini vurgulayarak, "Bu olaydan sonra Kara Kuvvetleri Komutanı bizi ziyaret etti. 'Makamınızdan, 4 subay ile 14 astsubay hakkında irticai faaliyetlerde bulunduklarına dair emir aldım, bunları tetkik ettim. Biri dışında diğerlerini üzerindeki şüphelerin kaldırılması gerekir' dedim. Bunun üzerine ordu komutanı yumruğunu masaya vurarak, 'Adnan Paşa, ben eşinin başı örtülü subayı harp akademisine almam' dedi. Bu konuşmadan sonra Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığına tayin edildim. Sonra görev sürem dolunca kadrosuzluktan emekli oldum" diye konuştu. 

- "Genç subay ve astsubaylar çok mağduriyetler yaşadı"

Kendi gibi yüksek rütbeli askerlerin 28 Şubat sürecinde nispeten mücadele etme imkanı olduğunu ancak genç subay ve astsubayların çok mağduriyetler yaşadığını belirten Tanrıverdi, istikbal vadeden insanların önünün kesildiğini vurguladı.

Adnan Tanrıverdi,1995'ten sonra TSK'dan yoğun bir şekilde tasfiyelerin başladığını ve 28 Şubat sürecinde bunun had safhaya ulaştığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hatta tasfiye edilenlerin kamu ya da özel sektörde iş-güç sahibi olmalarına bile engel olundu. Bir kısmına 'siz simit bile satamayacaksınız' dendi. Bu kadar kin dolu bir muameleye tabi oldular. TSK'dan çıkarılanlar kendi ailelerine bile bunu anlatamadılar. 'Askeriyeden çıkarılmanın tek sebebi yüz kızartıcı bir suçtur' anlayışından dolayı zan altında kaldılar. Çok sayıda insan mağdur oldu. Oysa 'dindar olması gereken bir meslek söyleyin' derseniz o da askerliktir. Zira hangi meslekte ölümüne kadar gitmek vardır. Eğer şehit olacağına inanmasa asker ölümüne gider mi? Askerlerin mutlaka dindar yani inançlı olması lazım. Diğer inançlardaki ülkelerde bu böyle, ordularının inançlı olması için çaba sarfediyorlar. Biz de ise tam tersi bir tavır sergileniyor. İnançlarından dolayı subayların tasfiye edilmesi hem TSK hem de memleketimiz için büyük zararlara vesile olmuştur." 

- "28 Şubat bir darbeydi bunu unutmamak lazım"

Adnan Tanrıverdi, 28 Şubat sürecinde kışlalarda namaz kılmanın yasaklandığını ve oruç tutulmasına engel olmak için iftar ile sahur yemeği verilmediğini dile getirerek, bu baskıların bin 600 subay ve astsubayın ordudan çıkarılmasıyla sonuçlandığını kaydetti.

Türkiye'yi askeri darbelere götüren en önemli nedenlerin başında siyasi istikrarsızlık ve darbeyi şirin gösteren anayasaların geldiğini aktaran Tanrıverdi, bugün anayasanın değiştirilmesinin istenmesinin arkasında bu amacın yattığını belirtti. 

Tanrıverdi, Cumhurbaşkanın halk tarafından seçilmesinin darbe sürecinin önünü kesmede önemli bir adım olduğuna dikkati çekerek, "Darbe anlayışının yok edilmesi için gayret göstermemiz lazım. TSK'nın görevi sadece dış tehditleri bertaraf etmek olmalı. Asker iç güvenlikte kullanılmamalı. Başkanlık sisteminin darbe sürecinin önünü keseceğini düşünüyorum. 28 Şubat bir darbeydi ve bunu unutmamak lazım. Bir daha 28 Şubatların yaşanmaması için sebeplerin ortadan kaldırılması gerekir. Bunun için mevzuat değiştirilmeli, ideolojik kadrolaşma memleketin maneviyatına uygun olmalı ve siyasi istikrar devam etmeli. Ayrıca mağdur olanlara hakları verilmeli ve mağduriyetleri giderilmeli" değerlendirmesinde bulundu. 

Okunma 4809 defa Son Düzenlenme Cuma, 26 Şubat 2016 14:41
Adnan TANRIVERDİ

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi Kimdir?

 

Adnan Tanrıverdi08 Kasım 1944 tarihinde Konya'nın Akşehir ilçesinde doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Akşehir'de bitirdi. Orta tahsilinden sonra 1962-1963 öğrenim yılında bir yıl ilkokulda vekil öğretmen olarak görev yaptı. 1963-1964 öğrenim yılında bir yıl İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Bölümünde öğrenim gördü.

1964 yılında Kara Harp Okuluna girdi. 30 Ağustos 1966 yılında; Topçu Subayı olarak pekiyi derece ile Kara Harp Okulunu bitirdi. 1967 yılında Topçu ve Füze Okulu Subay Temel Kursunu ikincilikle bitirdi. Mart 1967 tarihinde Teğmenliğe nasbedildi. Aynı yıl Füsun Hanım ile evlendi.

Sırasıyla; 23ncü Piyade Tugayı 8inci Topçu Taburunda (İstanbul), 10uncu Piyade Tümeni Topçu Alayında (Tatvan), 58inci Topçu Er Eğitim Tugayı Karargah Bölüğü ve 1inci Topçu Taburunda Batarya Komutanlıkları (Burdur) görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 1970'de Üsteğmen, 30 Ağustos 1973'de Yüzbaşı rütbesine yükseltildi. Topçu Ve Füze Okulu Kurslar Alayı Yedek Subay taburunda Yedek Subay Bölük Komutanlığı yaptı.

1976-1978 yıllarında Kara Harp Akademisinde öğrenim görerek 1978 yılında Kurmay Subay statüsünü kazandı. 1980 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirdi. Kurmay Sb. olarak; 2nci Piyade Tümen  Komutanlığında  (Adapazarı) İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Kurmay Başkan Vekilliği; Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği; Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı Lojistik ve Harekat Şube Müdürlükleri, Kurmay Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1980 tarihinde mümtazen terfi ettirilerek Binbaşılığa, 30 Ağustos 1984 tarihinde Yarbaylığa, 30 Ağustos 1987 tarihinde Albaylığa yükseltildi.

Akademi öncesi Özel Tekamül Kursları, Fransızca Temel Kursu ve Gayri nizami Harp Kursu gördü.

1986-1988 yıllarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sivil savunma Teşkilat Başkanlığı, 1988-1990 yıllarında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1inci ve 2nci Dairelerinde Subay Üyelik ve 1inci Daire Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu.

1990 yılında 8inci Kolordu Topçu Alay Komutanlığı (Malazgirt) görevine atandı. Bu görevde iken 30 Ağustos 1992 tarihinde Tuğgeneralliğe yükseltildi.

1992-1995 yılları arasında üç yıl 2inci Zırhlı Tugay Komutanlığı (Kartal), 1995-1996 yıllarında da Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 1996 yılında kadrosuzluktan emekliye sevk edildi.

Emekliye ayrıldıktan sonra, 1997:1998 yılları arasında bir yıl süre ile fahri olarak , Üsküdar FM Radyosunun Genel Koordinatörlük görevini yürüttü. 30 Mayıs 2004 tarihinde İhlâs Marmara Evleri Camii Yaptırma ve Yardım Derneği Yönetim Kurulunda yer aldı. 28 Kasım 2004 : 22 Kasım 2009 tarihleri arasında Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) nin Genel Başkanlığı görevini üstlenmiştir.

Yeni ASDER Yönetimi, kendisine ASDER Onursal Başkanlığı titrini münasip görmüştür.

ASDER Onursal Başkanı olarak, Müslüman Ülke Silahlı kuvvetlerinin organizasyonu ve stratejik kullanımına danışmanlık, son kullanıcıdan eğitici seviyesi kadar özel konularda eğitim ve harp, silah ve araçlarının temini, bakım ve onarımı hizmetlerinde görev yapmak üzere SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketini 28 Şubat 2012 tarihinde; İslam Ülkelerinin bir irade etrafında birleşmesinin teknik esaslarını inceleme ve İslam birliği temelinin atılması için uygun koşulları oluşturma hizmetleri için "Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneğini" (ASSAM) 24 Mayıs 2013 tarihinde; SADAT A.Ş. bünyesinde hizmet verecek emekli askeri personelin kondisyonlarını muhafaza etme ve geliştirme hizmetlerinin yürütülmesi için "Yunus Uluslararası Doğa Sporları Derneği ve Deniz Sporları Kulübünü" (YUSDER) 19 Ocak 2013 tarihinde kurmuştur.

Ağustos 2016-Mart 2020 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevinde bulunmuştur.

Halen; ASDER Onursal Başkanlığı ile ASSAM Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi ve YUSDER Yönetim Kurulu Başkanlıklarını aktif olarak yürütmektedir.

Evli ve iki çocuk babası olup Fransızca bilir.

 

 

 من هو العميد المتقاعد عدنان تانريفردي؟

ولد في 08 نوفمبر/ تشرين الثاني 1944 في منطقة أقشهير بولاية قونية. أتم دراسته الابتدائية والإعدادية والثانوية في أقشهير. بعد تعليمه الثانوي، شغل منصب مدرس بديل في المدرسة الابتدائية لمدة عام واحد في العام الدراسي 1962-1963. ودرس في جامعة إسطنبول، كلية العلوم، قسم علم الحيوان لمدة عام واحد في العام الدراسي 1963-1964.

في عام 1964، دخل الأكاديمية العسكرية البرية. في 30 أغسطس 1966 تخرج من الأكاديمية العسكرية البرية برتبة ضابط مدفعية بدرجة عالية. في عام 1967، أنهى الدورة الأساسية لضباط مدرسة المدفعية والصواريخ بالمركز الثاني. تمت ترقيته إلى ملازم في مارس/ آذار 1967. في نفس العام، تزوج من السيدة فسون.

خدم في لواء المشاة الثالث والعشرين كتيبة المدفعية الثامنة (إسطنبول)، وفي فوج المدفعية لفرقة المشاة العاشرة في (تطوان)، وفي سرية قيادة لواء التدريب الخاص بالمدفعية الثامنة والخمسين وكتيبة المدفعية الأولى كتيبة البطارية في (بوردور). تمت ترقيته إلى رتبة ملازم أول في 30 أغسطس/ آب 1970، وفي 30 أغسطس/ آب 1973 إلى رتبة نقيب. شغل منصب قائد سرية ضابط الاحتياط في كتيبة ضباط الاحتياط في مدرسة المدفعية والصواريخ.

درس في الأكاديمية العسكرية البرية في 1976-1978 وحصل على منصب ضابط أركان في عام 1978. تخرج من أكاديمية القوات المسلحة عام 1980. بصفته ضابط أركان، شغل منصب رئيس فرع المخابرات ونائب رئيس أركان فرقة المشاة الثانية في (أدا بازاري)، وكعضو هيئة التدريس في الأكاديمية العسكرية البرية، وفي فرع الخدمات اللوجستية والعمليات في قسم الحرب الخاصة في هيئة الأركان العامة، وكنائب رئيس هيئة الأركان العامة.

تمت ترقيته إلى رتبة رائد في 30 أغسطس/ آب 1980، وإلى رتبة مقدم في 30 أغسطس/ آب 1984، وإلى رتبة عقيد في 30 أغسطس/ آب 1987.

حضر قبل الأكاديمية الدورات التطويرية الخاصة والدورة الأساسية للغة الفرنسية ودورة الحرب غير التقليدية.

شغل منصب رئيس منظمة الدفاع المدني في جمهورية قبرص التركية الشمالية في الأعوام 1986-1988، وكعضو ضابط في الغرف الأولى والثانية للمحكمة الإدارية العسكرية العليا، ونائب رئيس الشعبة الأولى في الأعوام 1988-1990.

في عام 1990، تم تعيينه في قيادة فوج مدفعية الفيلق الثامن في (مالاذكرد). وأثناء وجوده في هذا المنصب رقي إلى رتبة عميد في 30 أغسطس/ آب 1992.

وبعد أن شغل منصب قائد اللواء الثاني المدرع في منطقة (كارتال) لمدة ثلاث سنوات بين 1992-1995 ورئيساً لقسم صحة القوات البرية بين 1995-1996، تقاعد في 30 أغسطس/ آب 1996.

بعد تقاعده، شغل منصب المنسق العام لإذاعة Üsküdar FM لمدة عام واحد بين 1997- 1998 بصفة فخرية. في 30 مايو/ أيار 2004، كان عضوا في مجلس إدارة جمعية إخلاص مرمرة لبناء المساجد والإغاثة. شغل منصب الرئيس العام لجمعية المدافعين عن العدالة (ASDER) بين 28 نوفمبر/ تشرين الثاني 2004 و22 نوفمبر/ تشرين الثاني 2009.

اعتبرت إدارة ASDER الجديدة أنه من المناسب منحه لقب الرئيس الفخري لـ ASDER.

وكالرئيس الفخري لـ (ASDER): أنشأ شركة صادات للاستشارات الدفاعية الدولية والإنشاءات والتجارة والصناعة المساهمة وذلك لتقديم خدمات الصيانة والإصلاح وتأمين المعدات والأسلحة والتدريب بشكل خاص، والتدريب من مستوى الجندي الى مستويات المدربين، وتنظيم القوات المسلحة للدول المسلمة و تقديم الاستشارات في الاستخدام الاستراتيجي لها بتاريخ 28 فبراير/ شباط 2012. وللقيام بالدراسات اللازمة وخلق الظروف المواتية لإرساء أسس الاتحاد بين الدول الإسلامية بإرادة موحدة والقيام بالخطوات المطلوبة أنشأ " جمعية مركز المدافعين عن العدالة للدراسات الاستراتيجية أصّام" بتاريخ 24 مارس/ آذار 2013، وللحفاظ على حالة العسكريين المتقاعدين الذين سيعملون ضمن شركة صادات الدفاعية ولتطوير قدراتهم، أسس "جمعية يونس الدولي للرياضات الطبيعية والرياضات المائية" (YUSDER) في 19 يناير/ كانون الثاني 2013.

شغل منصب كبير مستشاري الرئيس التركي في الفترة ما بين أغسطس/ آب 2016 ومارس/ آذار 2020.

يشغل حاليا، الرئيس الفخري لـ ASDER ورئيس مجلس إدارة مركز أصّام للمدافعين عن العدالة للدراسات الاستراتيجية وجمعية YUSDER للرياضات الطبيعية والمائية.

متزوج وله ولدان ويتحدث الفرنسية.   

 

 

 Who is Retired Brigadier General Adnan Tanrıverdi?

He was born on 08 November 1944 in Akşehir district of Konya. He finished primary, secondary and high school in Akşehir. After his secondary education, he worked as a substitute teacher in primary school for one year in the 1962-1963 academic year. He studied at Istanbul University, Faculty of Science, Department of Zoology for a year in the 1963-1964 academic year.

He started studying the Military Academy in 1964. On 30 August 1966; He graduated from the Military Academy with a excellent degree as an Artillery Officer. In 1967, he finished the Artillery and Missile School Officer Basic Training in second. He was assigned as Second Lieutenant in March 1967. In the same year he married Mrs. Füsun.

He served respectively in 23rd Infantry Brigade 8th Artillery Battalion (Istanbul), the 10th Infantry Division Artillery Regiment (Tatvan), the 58th Private Artillery Training Brigade Headquarters Company and the 1st Artillery Battalion Battery Commands (Burdur). On 30 August 1970, he was promoted to First Lieutenant, on 30 August 1973 he was promoted to the rank of Captain. He served as the Reserve Officer Company Commandant in the Artillery and Missile School Trainings Regiment Reserve Officer Battalion.

He studied at the Military Academy between 1976-1978 and gained the status of Staff Officer in 1978. He graduated from the Armed Forces Academy in 1980. As Staff Officer; He served in Intelligence Branch Directorate and Deputy Chief of Staff in the 2nd Infantry Division Command (Adapazarı); Military Academy Faculty Member; Deputy Chief of Staff at the General Staff Special Warfare Department, Logistics and Operations Branch Directorates.

He was promoted to Major on 30 August 1980, to Lieutenant Colonel on 30 August 1984 and to Colonel on 30 August 1987 with outstanding service.

He attended Special Development Courses, Basic French Course and Unconventional Warfare Course before the academy.

He served as the Head of the Civil Defense Organization of the Turkish Republic of Northern Cyprus between 1986-1988 and as an Officer Member and Deputy Head of the 1st Division in the 1st and 2nd Departments of the Supreme Military Administrative Court between 1988-1990.

In 1990, he was appointed to the 8th Corps Artillery Regiment Command (Malazgirt). While he was in this post, he was promoted to Brigadier General on 30 August 1992.

After serving in the 2nd Armored Brigade Command (Kartal) for three years between 1992-1995 and as the Head of the Land Forces Surgeon General Office between 1995-1996, he was transferred to retirement on August 30, 1996.

After his retirement, he worked as the General Coordinator of Üsküdar FM Radio as an honorary for a year between 1997-1998. He took part in the Board of Directors of İhlâs Marmara Evleri Mosque Construction and Aid Association on 30 May 2004. Between 28 November 2004 - 22 November 2009, he was the President of the Association of Justice Defenders (ASDER).

As Honorary President of ASDER, Consultancy on the Organization and strategic use of the Armed Forces of the Muslim Countries, from the end-user level to the educator level, He established SADAT International Defense Consulting Construction Industry and Trade Inc. on February 28, 2012 to provide training and warfare, supply, maintenance and repair services of weapons and vehicles. He established the "Justice Defenders Strategic Research Center Association" (ASSAM) on May 24, 2013, for the services of examining the technical principles of the unification of Islamic countries around a will and creating the appropriate conditions for the foundation of Islamic Union. He established "Yunus International Outdoor Sports Association and Sea Sports Club" (YUSDER) on 19 January 2013 in order to maintain and improve the conditions of retired military personnel, YUSDER serves within the body of SADAT Inc.

He served as the Presidency Chief Advisor between August 2016 and March 2020.

Currently; he serve as Honorary President of ASDER and actively President of Board of Directors of ASSAM, SADAT Inc. and YUSDER.

He is married and has two children. He can speak French.

www.adnantanriverdi.com

Ortam

Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

Simit Bile Satamayacaksınız Adnan Tanrıverdi - Haber24.com
Yorum eklemek için giriş yapın